Bebeğimiz dünyaya geldiğinde kolları sıvar ve en değerli varlığımızı dış dünya tehlikelerinden korumak için çılgınca herşeyi deneriz. Bize emanet edilen bu mükemmelliğin üzerine ufacık bir toz zerreciğinin düşecek olması ihtimali bile kabul edilemez bir durumdur. Ancak birer temizlik hastasına dönüşmeden önce, çocuklarımızın bağışıklığı için neler yapabileceğimizi bilmemiz büyük önem taşır.

Bir çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirmenin temeli: Yemek ve Dinlenme

Çocuğunuzun yeterli meyve ve sebze yemesini sağlayın. Meyve ve sebzelerin bitkisel besin değeri yüksektir; bu nedenle çocuk bedeninin bağışıklık sisteminin gelişmesinden önemli bir rol oynarlar. Yalnız her zaman beslenmenin doğal olmasına özen gösterin ve çocuğunuzun hassas sistemini antibiyotiklerle doldurmayın, çünkü antibiyotik alımı vücudun doğal iyileşme sürecini engeller.

Yenidoğan bebeklerin hayatlarının en azından ilk bir yılında anne sütü almalarının ne kadar önemli olduğu mutlaka hatırlanmalıdır. Anne sütünde yenidoğanın sindirim sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için gerekli olan herşey bulunur; bebeğe sağlıklı büyümesi için ihtiyacı olan güç ve bağışıklığı kazandırır.

Bir çocuğun yeni tomurcuklanan bağışıklık sistemi yeterli dinlenme ve uykuyla desteklenmelidir, böylelikle alınan besinler vücut tarafından özümsenir; büyüme ve vücudun kendi kendini onarması optimum hızda gerçekleşebilir.

Spor bir çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirmede nasıl anahtar bir rol oynar?

Bağışıklık sisteminin giderek güçlenmesini sağlamanın bir başka yolu çocuğunuzun gün içinde yeterli düzeyde fiziksel aktif olmasını sağlamanızdır. Bunu eğlenceli hale getirmek için aile olarak spor yapabilirsiniz, takım oyunları oluşturabilirsiniz ya da çocuk için eğlenceli ve motive edici olabilecek açık hava gezintileri planlayabilirsiniz. Açık havada güneş ışığında vakit geçirmek sağlıklı bir doz D Vitamini almak anlamına da gelir. Açık havada olmanın çocuklar için kirlenmek demek olduğunu ise unutmayın – kirlenmek çocukların iş tanımındadır.

Çocukların açık havada karşılaşabileceği mikroplar sizi endişelendiriyorsa, anti-bakteriyel ıslak mendillerden yanınızda bulundurabilirsiniz. Çocuklarımızı bir dezenfekte baloncuğunun içinde saklayamasanız da onların dünyayı keşfederken nasıl eğlendiklerini izlerken korunmalarını da sağlayabilirsiniz. Evi temiz tutabilirsiniz, onların eşyalarını sterilize edebilirsiniz ve geçmiş hastalıktan kalma bir enfeksiyonun yayılmasından endişe ediyorsanız diş fırçalarını yenileyebilirsiniz.

Arada bir gelen soğuk algınlığı ve öksürükler sizi endişelendirmesin!

En önemlisi, hastalanmanın çocuğun deneyimsiz bağışıklık sistemini zorlayarak geliştirme yöntemi olduğunu kabul etmeniz gerekiyor. Soğuk algınlığı ya da enfeksiyonu dert edinmeyin – çocuğunuzun bundan sonraki hayatında dayanıklı olması için bunların birer antreman niteliğinde olduğunu unutmayın. Sakin olun, mutlu olun ve çocuğunuzun huzur içinde büyümesine izin verin, çocuğunuzla birlikte kurduğunuz hayatınızın hastalığa yatkınlığı arttıran streslerden uzak olmasına özen gösterin.

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir