Koronavirus (2019-nCoV) Rehberi

Novel Coronavirüs (2019-nCoV) olarak bilinen yeni koronavirüsünün ortaya çıkışı hepimizi alarma geçirdi ve ‘toksik’ bir dünyada yaşadığımızı bize tekrar hatırlattı. Koronavirüsü gibi global bir sağlık krizinde yapmamız gereken ilk şey, bu tip salgınlardan korunmanın yollarını anlamaktır.

Viral hastalıklar genellikle ateşlenme, boğaz ağrısı, öksürük gibi solunum problemleri veya ishal, kusma gibi mide-bağırsak problemleri yaratan ve 1-2 hafta süren enfeksiyonlardır. Virüsler vücuda girdikten sonra hayatta kalmak ve hızla çoğalmak için hücreleri istila eder. Bu süreç, vücudumuzun bağışıklık gücünün ve virüsün yaratacağı sonuçlara boyun eğip eğmeyeceğinin test edileceği kritik bir süreçtir. Bu süreç nasıl engellenebilir ve atlatılabilir anlamak için onlardan nasıl korunabileceğimize bir göz atalım:

Daha Dikkatli Olun!

  • Virüsler çeşitli şekillerde yayılır, ancak çoğu zaman insandan insana bulaşır.

  • 2019-nCoV, havada asılı kalabilen küçük damlalar yoluyla yayılır; yani virüsler, öksürme, hapşırma ya da enfekte olmuş bir kişinin tükürüğü yoluyla kolayca harekete geçebilir. Dikkatli olmazsanız, virüsün solunum sistemine girmesi sadece bir an meselesidir.
  • Bir kişi yüzüne günde ortalama 2.000 ile 3.000 kez dokunur! Bu yüzden ellerinizi mümkün olduğunca yüzünüzden, burnunuzdan ve ağzınızdan uzak tutun! Bu tür konularda dikkat etmek, enfekte olmuş birinin tükürüğünün sağlıklı bir kişiye geçme şansını azaltabilir.

Elinizi Yıkamayı Unutmayın!

  • Virüsler açık havada, birkaç saat boyunca hayatta kalma yeteneğine sahiptir.
  • Virüslerin barındığı en yaygın nesneler, düzenli olarak kullandığımız nesnelerdir… (cep telefonları, klavye, fare, uzaktan kumanda gibi teknolojik aletler, mutfak eşyaları, gözlük, kol saati, mücevherler vb.)
  • Virüslerin deri üzerinde hayatta kalma riskini en aza indirmek için elleri dirseklere kadar iyice yıkamak gerekir.
  • El dezenfektanları kullanmak da ellerinizi mümkün olduğunca sık dezenfekte etmenizi sağlar.
  • 2019-nCoV, %70 etil ya da izopropil alkol içeren dezenfektanlar ile önlenebilir.

Sindirim Sağlığınıza Dikkat Edin!

  • Bağışıklık hücrelerinin çoğu ince bağırsakların duvarlarında bulunur. Bu nedenle, sağlıklı bir bağışıklık sistemi, sindirim sistemimizin sağlığına bağlıdır.
  • Peyer plakları olarak adlandırılan bu bağışıklık hücreleri, vücuttaki özel hücreleri bakteri, virüs, mantar ve parazitlere karşı savaşmaya yönlendirerek vücudumuzda büyüyebilen, çoğalabilen ve hastalığa neden olan organizmaların önüne geçen lenfoid dokulardır.
  • Bitkisel besinler, vitaminler ve mineraller içeren çiğ vegan yiyecekler ve sağlıklı yeşil meyve suları tüketmek vücudumuzun bağışıklık sistemine maksimum destek sağlar.
  • Kızartılmış, işlenmiş, şekerli, nişastalı ve tuzlu yiyecekleri en aza indirgeyin, hatta yemekten kaçının. Çünkü bu tür yiyecekler vücuttaki iltihabı ve vücudun bağışıklık gücünü azaltabilecek serbest radikalleri artırır. 

Toksinlerden Arının!

  • Vücudumuz, hem içerden hem dışardan pek çok toksinle karşı karşıyadır. Ne kadar toksik olursak, bağışıklık sistemimiz o kadar zayıflar.
  • Detoksifikasyon, vücudumuzda nefes, idrar ve terleme gibi yollarla doğal olarak meydana gelen bir süreçtir. Bu süreç gerçekleşmezse, vücudumuz bir toksisite denizinde boğulur ve hızla ölür.
  • Vücudumuzda etkili bir detoksifikasyon ve bağışıklığın gerçekleşmesi için en önemli şeylerden biri lenfatik sistemimizin sağlıklı olmasıdır. Lenf sistemi vücudun kanalizasyon sistemi olarak kabul edilir. Ayrıca lenfoid dokular için bir depolama alanı görevi görür. 
  • İyi çalışan bir lenf sistemi, etkili bir arınma ve daha güçlü bir bağışıklık sistemi için gereklidir. Bu yüzden lenf sisteminizin iyi çalıştığından emin olun.

A, B, C, D, E Vitamini ve Çinko

  • Vitaminler ve mikro besinler, günlük yaşamımızda maruz kaldığımız toksinlerden aldığımız zararları azaltmaya yardımcı olur.
  • Aşağıdaki vitaminler ve minerallerin uygun dozlarda alınması bağışıklık sistemini güçlendirir:

      1. A Vitamini : 10.000 IU olarak günde bir kere oral yoldan veya 50.000 IU olarak haftada bir kere kas içi enjeksiyon yoluyla alınabilir.
      2. B Vitamini: Günde bir kere ya da B6 (piridoksin) içeren bir intravenöz protokol yoluyla alınabilir. 
      3. C Vitamini: Günde 6.000 mg ya da 10,000 mg olarak oral yoldan veya 25.000 mg olarak intravenöz protokol yoluyla alınabilir. 
      4. D Vitamini: 30.000 IU olarak günde bir kere oral yoldan ya da 300.000 IU olarak haftada bir kere kas içi enjeksiyon yoluyla alınabilir.
      5. E Vitamini: 1000 IU olarak günde bir kere oral yoldan alınabilir.
      6. Çinko: Oral yoldan günde 90 mg ile 150 mg arası veya intravenöz protokolün bir parçası olarak 100 mg oranında alınabilir.

Gülmeyi ve Rahatlamayı Unutmayın!

  • Bağışıklık kapasitemizi artırmanın en etkili yöntemlerinden biri, psikonöroimmünoloji (PNI) harikalarıdır.
  • Bir kişi stres, üzüntü, depresyon, kıskançlık, öfke, kaygı, korku ve diğer birçok olumsuz psiko-duygusal sorunla uğraşırsa, vücudun bağışıklık fonksiyonunu önemli ölçüde zayıflar ve hastalık riski artar.  
  • Meditasyon, bir müzik enstrümanı gibidir. Sürekli pratik edilirse, zihnimizi rahatlatan bir senfoniye dönüşebilir.
  • Kahkaha evrenseldir, bulaşıcıdır ve her türlü grip için en iyi ilaçlardan biridir.

The LifeCo bedeni, zihni ve ruhu arındırarak doğuştan iyileşme yeteneğimize odaklanmayı amaçlayan, bütünsel bir sağlıklı yaşam programı sunar. Tüm detoks, sağlıklı beslenme ve Wellness programlarını buradan inceleyebilirsiniz.

Philip Lun Kee Chia, MD, DFM, CMA, FPAFP

Medical Consultant

The LifeCo, Phuket

February 4, 2020

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on email
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on pinterest
Pinterest
Share on email
Email

Recent Posts

Bizi Takip Edin

Bültenimize abone olun

Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit

Scroll to Top