Tip 2 Diyabet Tamamen İyileştirilebilir mi?

Diyabetle ilgili kayıtlara daha milattan önce 1500’li yıllarda rastlanabiliyor. Yani diyabet çok eski bir hastalık. Ama son dönemde sanki birileri tip 2 diyabete roket motoru bağladı ve 1985 yılında dünyada yaklaşık 30 milyon tip 2 diyabet hastası varken bu sayı 2013 yılında  368 milyona çıktı. Bunlar tanı konulmuş olanlar; tanı konulmamış olanları hesaba siz katın artık.

Çoğumuz tip 2 diyabette genlerin de rol oynadığını biliyoruz. Ama bilim adamları şu ana kadar saptanan 35 kadar genin vakaların yalnızca  %10 kadarını açıkladığını söylüyorlar. Üstelik diyabetiklerin sayısının 10 katından fazla artış gösterdiği 1985-2013 yılları arasında insanoğlunun genlerinde hastalığı arttıracak bir değişiklik gerçekleşmiş olması olasılığı sıfır.

Buradan anlıyoruz ki aslında tip 2 diyabet büyük ölçüde bir yaşam tarzı hastalığıdır. İster zengin olsun ister fakir, fiziksel aktivite ve daha doğal beslenme çok yakın dönemlere kadar herkesin yaşamının ayrılmaz parçasıydı. Şimdi direksiyon ve bilgisayar başında saatlerimizi geçiriyoruz. Tuvalette geçirdiğimiz zaman, uyuyarak geçirdiğimiz zaman hesaplarını hatırlayacaksınız. Eminim oturarak ve araba kullanarak geçirilen süre çoğumuzun yaşamının önemli bir kısmını oluşturuyor. Elimizin altında –çoğu da son derece kalitesiz ve hatta zararlı- pek çok psödo-besin (yalancı besin) seçeneği mevcut. Tıpkı doğamıza uymayan bu yaşam tarzına dayanamayıp iflas sinyali veren diğer organ sistemleri gibi (örn. kalp damarları, eklemler vs.) pankreas da uzun süre çaba gösterdikten sonra bir noktada pes artık diyor.

İngiltere’deki New Castle Üniversitesi’nden araştırmacılar 2011 yılında Mart ayında yayımladıkları çalışmada tip 2 diyabeti tamamen iyileştirebildiklerini duyurdular. Makalenin ilk cümlesinde de belirtildiği gibi, tıp dünyasında tip 2 diyabet genel olarak geri dönüşsüz biçimde biçimde ilerleyen bir hastalık olarak değerlendiriliyor. Son cümle ise aslında bu görüşün yanlış olabileceğini söylüyor. Makaleyi okuduğumda şaşırmadım, çünkü bizim deneyimlerimiz de bununla uyumluydu. Ne mutlu ki bazı araştırmacılar klasik yaklaşımların dışına çıkabilme cesareti gösteriyorlar dedim kendi kendime.

Peki bu araştırmacılar ne yapmışlar?

Ortalama 50 yaşındaki 12 tip 2 diyabet hastasını çok düşük bir diyetle 8 hafta beslemişler. Ne kadar düşük? Üzgünüm ama epey düşük kalorili bir diyetten söz ediyoruz: günde 600 kcal. Hastalara verilen kalori miktarını okuduğumda yine şaşırmadım. Çünkü büyük ihtimalle bu hastalar uzun yıllar boyunca vücutlarını kaldırabileceğinden çok daha fazla kaloriye maruz bırakmış kişiler. Restoranlar, tatlılar, çörekler, börekler, kadehler …vs Dolayısıyla İngilizce deyimle pek de “quick fix” (hızlı tamir) mümkün değil, çünkü yılların birikiminden söz ediyoruz. Böyle düşününce önce uzun görünen 8 haftalık süre bir anlama kavuşuyor. Sekiz hafta sonunda karaciğerdeki glukoz çıktısı, hepatik ve periferik insülin duyarlılığı ve beta-hücresi (insülin üreten hücre) ölçümlerine göre bu hastaların pankreas fonksiyonları tamamen normale dönmüş. Hatta bu 8 haftalık diyet döneminden sonra normal yaşama döndükten 3 ay sonra bile diyabetle ilgili bulgu saptanmamış.

Farkındayım, klasik bilgilerin biraz dışına çıktım. Tip 2 diyabette 600 kalori mi dediniz? Hem de 8 hafta süreyle mi dediniz? Ama bu sağlıksız değil mi?

Çalışmaya katılanların vücut kitle indeksleri ortalama 33.5 kg/m2 civarındaymış. Yani bu kişiler obez kategorisine giriyorlar. Dolayısıyla zaten epey bir süredir pozitif kalori dengesinde kaldıkları için, 600 kalorilik diyetin yarattığı negatif kalori dengesini telafi edecek yağ vücutlarında bol miktarda var.

Daha fazla detaya girmek istemiyorum. Ancak, buna benzer başka çalışmalar olduğunu da dikkate alarak, beslenme biliminde artık çok düşük kalorili diyetlere karşı önyargının yavaş yavaş kırıldığını gördüğümüzü rahatlıkla söyleyebiliriz, tabii doğru kişilerde ve tıbbi gözetim altında yapılmak kaydıyla.

İnsanoğlunun yaşam tarzı ne yazık ki son 70 yıl içerisinde inanılmaz ölçüde ve olumsuz doğrultuda değişti. Dolayısıyla beslenme biliminde de daha radikal yaklaşımların artık test edilmeye başlanması şaşırtıcı değil. Bunların bazılarının ümit vadeden olumlu sonuçlar vermesi ne güzel.

Sağlıcakla kalın.

The LifeCo Tarafından Sağlanan Diyabetli Yaşama Destek Paketi için Bilgi Almak istiyorsanız buraya tıklayınız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on email
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on pinterest
Pinterest
Share on email
Email

Recent Posts

Bizi Takip Edin

Bültenimize abone olun