Detoks Sonrası Programı

DETOKS SONRASI

Herkesin kendine ait bir beden sağlığı, diyet geçmişi, eğilimleri, yeme ve duygusal alışkanlıkları vardır. Hala beslenmeyle ilgili gerçekler tümüyle bilinmemektedir. Bu nedenle kendi bedeninizi iyice dinlemenizi ve tanımanızı öneririz. Eğer yemek yedikten 30 dakika sonra kendinizi yorgun hissediyorsanız, yanlış yemekleri tüketmiş veya çok yemek yemişsinizdir.

Detoks sonrası beslenme biçiminizin, sizi ve sağlığınızı, arınma sürecinden daha çok etkileyebileceğini göz önünde bulundurunuz. Bu nedenle bedeninizi tanımaya çalışıp ona gore davranmalısınız. Çiğneme yapmadığınız detoks sürecinden normal beslenme düzenine dönmeye çalışırken en kolay sindirilebilir besinlerden başlayıp yavaş yavaş diğer besinlere geçiş yapmalısınız. Bu süreçte aşağıdaki kurallara uyduğunuz takdirde, arınmadan en yüksek seviyede yararlanmış olursunuz.

1.Gün

  • Sabah: pişmemiş (çiğ) sebze suları (içerisine az miktarda mevsim meyvelerinden ilave edebilirsiniz) – istediğiniz sıklıkta tüketebilirsiniz, fakat yalnızca acıktığınız zaman.
  • Öğlen: Yeşil salata ve / veya sebze çorbası
  • Akşam: Sebze çorbası veya buharda az pişmiş sebze
  • Bol bol alkali su içmelisiniz (Örnek: Hayat su ya da Saka su: pH 8.2 ya da The LifeCo’dan temin edeceğiniz Alkalife’dan 1 bardak suya 1-2 damla damlatarak pH’sı 10 olan su elde edebilirsiniz. Bir diğer alternatif ise 1,5 litre suya 1 çay kaşığı karbonat koyarak karıştırıp bu suyu içmenizdir.)
  • İşlenmiş yiyeceklerden ve hazır gıdalardan bu geçiş döneminde uzak durmalısınız.
  • Açlık hissettiğinizde gün boyu mevsime uygun yeşillikleri, salatalık, domates, biberi bolca tüketebilirsiniz.

2.Gün

  • Sabah: Meyve – sebze suyu içebilir, istediğiniz sıklıkta tüketebilirsiniz, fakat yalnızca acıktığınız zaman ve meyve miktarı düşük olacak şekilde. Ayrıca en fazla 2 çeşit meyveden oluşmak kaydıyla meyve salatası yapabilirsiniz.
  • Öğlen: Yeşil salata ve / veya çorba
  • Akşam: Size tarifi verilen soslardan birisiyle buharda pişmiş sebze

3.Gün

  • 1. ve 2. güne ilave olarak gününüze sağlıklı bir kahvaltı, zeytinyağlı sebze yemekleri, ceviz, fındık, badem gibi kabuklu yemişler, esmer pirinç pilavı ilave edebilirsiniz.
  • Düşük kalori ile yüksek besin içeriğine sahip SAF BOX’a başlayabilirsiniz. (3 ana 2 ara öğün içeren, tamamen vegan, dışarıdan yağ ilavesi minimal olan, büyük ölçüde pişmemiş (raw) olarak hazırlanan, mayasız ve çok az gluten içeren, günlük kalorisi 1200-1300 kalori civarında olmasına rağmen besleyici özelliği çok yüksek olan günlük yemek kutuları ) Ayrıca raw food yemek hazırlama teknikleri için  şirketimizce düzenlenen seminerlere katılabilirsiniz.

4.Gün

  • Kurubaklagil yemeklerini beslenme programınıza ilave edebilirsiniz (kurufasulye, nohut, bakla, mercimek, nohut gibi).
  • Tam buğday unu, çavdar ve yulaf unu ve bunlarla hazırlanan besinleri de yemeye başlayabilirsiniz. Beyaz un ve kepekli undan yapılmış ekmek ve diğer besinlerin tüketilmemelidir.

5.Gün

  •  Hayvansal kaynaklı besinleri tüketmeye başlamak isterseniz 5. günden itibaren balık yemeye başlayabilirsiniz.

Bundan sonra artık sağlıklı beslenmeye tam olarak geçebilir ve önerdiğimiz şekilde yaşam tarzınızı düzenleyebilirsiniz.

Doğru Beslenme Şekli

Bedenimizin günlük yaşamın getirdiği olumsuz etkilerden rahatlamasını, hastalıklardan korunmasını, yaşlanma etkilerinin yavaşlatılmasını sağlamanın en önemli yolu şüphesiz beslenme düzenidir. En etkili ve radikal detoks programlarından en soft beslenme programlarına kadar hepsi bu amaçlara hizmet etmelidir. Bunların zamanlaması kişiye özel olarak belirlen- meli ve içeriği en iyi şekilde düzenlenmelidir. Ancak bu şekilde sağlığımızı hep en yüksek seviyelerde tutabiliriz. Detoks, iç organlar için gereksinim duyulan bir dinlenme sürecidir. Salgı bezleri, metabolizma ve sinir sistemi fonksiyon- larını onararak normale dönmesine yardımcı olur. Vücudunuzdaki aşırı birikmiş yağ, toksik artık ve ölü hücrelerin atılmasını sağlar. Yeni hücre ve doku gelişimini sağlarken hücrelerin de oksijenlenmesine yol açar.

DETOKSTAN SONRA

Bu temizliği yaptıktan sonra iyileşmede en önemli yer tutan, günlük hayatımızda en sık yaptığımız ve üzerine en çok düşünce ve yazı üretilen ve dolayısı ile kafa karışıklığı da yaratan konu beslenme geliyor. Sağlıklı olabilmek için Dengeli Beslenmeyi öğrenmek zorundayız. Diyelim ki estetik ameliyat oldunuz en mükemmel halinizdesiniz. Veya hastaydınız iyileştiniz. Ertesi gün ne yapacaksınız ? Eğer eski yanlışlarınıza devam ederseniz aynı yanlış sonuçlarla tekrar karşılaşırsınız ! Einstein “sürekli aynı şeyi yaparak farklı sonuçlar beklemek deliliktir” demiş. Bu yeni bir dil öğrenmek gibi. Zamanla oturacak.

PRENSİPLER

Yemeği sosyallik, lezzet ve duygusal sebepler dışında vücudun yakıtı olduğunu da fark ederek yemeliyiz. Nasıl arabamıza uygun yağ ve benzin seçiyorsak ve doğru seçmediğimizde bizi yolda bırakabileceğini biliyorsak aynı durumda vücudumuz da bizi yarı yolda bırakabiliyor !

Yediklerimizin mümkün olduğu kadar organik olmasına dikkat etmeliyiz.

Temel beslenmemiz öncelikle sebze & yeşil yapraklı sebzeler, meyve, kahverengi tahıl, baklagil, yemişler, baharatlar, otlar, bitki çayları ve protein olarak da ağırlıklı olarak balık üzerine kurulu olmalıdır. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler (pazı, ıspanak, roka, kereviz sapı, maydanoz vb.) içlerindeki klorofil oranı yüksek olduğundan kanın oksijen taşıma kapasitesinin artması, temizlenmesi ve kan şekerinin dengelenmesi açısından çok önenmlidir. Çiğ salata gibi veya suları sıkılarak tüketilebilir.

Vücudumuzun tüm besin gruplarına belli miktarlarda ihtiyacı vardır. Önemli olan 6 kriter; yediklerimizin kalitesi, yeme sıklığı, ne miktarda yediğiniz, ne zaman yediğiniz, hangi besinleri bir arada tükettiğiniz ve kişinin o anki sağlık durumudur.

Gün içinde idealde kg başına 30 ml su içmeliyiz. Hem toksinleri çözüp atıcı hem de yağları parçalayıp kilo verdirici etkisi var.

Akşam yemeğimizi ne kadar hafif ve erken bitirirsek sistemimiz o kadar rahat olur gece saatlerinde sindirimle uğraşmaz. Son zamanlarda popüler olan Fasılalı Oruç denilen yöntem buna hizmet eder. 18/6 yani 6 yiyip 18 saat vücuda detoks yaptırmış oluyorsunuz. En ideali metabolizmanın en hızlı olduğu 12.00-18.00 saatleri arasında yemeğinizi bitirmiş olmak.

Et-süt ürünlerinde hayvanlar antibiyotik ve büyüme hormonları ile yetiştirildiği için bu tip ürünleri tüketirken dikkatli olmalıyız. Organik olanları seçmeli, çok sık tüketmemeli. Alternatif çözümler protein için deniz balığı ve baklagiller, süt için de keçi sütü veya badem sütüdür (bir gece suda bekletilmiş bademleri temiz 3 bardak su ile blenderdan geçirip süzdüğünüzde çok lezzetli 3 gün kullanabileceğiniz bir süt elde ediyorsunuz…mutlaka deneyin)

Karbonhidrat ihtiyacımızı öncelikli quinoa, kahverengi pirinç, mor pirinç, tatlı patates, bulgur ile giderebiliriz.

Tuz – Şeker ihtiyacınızı Himalaya Tuzu (doğal 84 mineralli işlenmemiş) ve Agave (glisemik indeksi düşük) ile giderebilirsiniz.

Tüm bunları hayatımızın içinde belirli dozlarda uygulayabileceğimiz “kontrol edilebilen (Ev, ofis, araba) ve edilemeyen ortamlarımız (seyahat, restaurant, uçak, otel vs.) var. Kontrol edebildiğimiz ortamda sağlıksız şeyleri bulundurmamak iyi bir çözüm olurken, edemediğimiz ortamlarda da yanımızda taşıyabileceğimiz bazı atıştırmalıklar ve o ortamdaki sağlıklıya en yakın seçeneği seçmek çözüm olacaktır. Yeter ki çözüm bulmak isteyin.

Kaçamaklar Hepimiz insanız. Tabii ki arada canımızın çektiği sağlıksız şeyler de yiyebiliriz. Zararı minimuma indirmek için birkaç önlem alınabilir.

  • Yenilen kaçamak gıdanın miktarı kısıtlı tutulabilir.
  • Hemen ertesi öğün veya gün sıvı orucu ile vücuttan atılabilir.
  • Genelde bu tip kaçamaklar tüm beslenmemizin %25’ini geçmezse diğer %75’lik sağlıklı beslenme bunu tolere edecektir.
  • Haftanın bir günü kaçamak günü ilan edilebilir (Pazar )

Bunlar kişinin hayatı boyunca sürekli olarak uygulaması gereken prensiplerdir. Bu bir zayıflama diyeti değil sağlıklı, enerjik ve dengeli olabilmek için gereken kurallardır. Hedefime ulaştım artık yapmasam da olur dediği noktada eski rahatsızlıklar fazlasıyla geri gelecektir !

TAKVİYE ÜRÜNLER

Probiyotik iyi bakterilerdir. Bağırsak floramızın daha güçlü olmasını sağlayarak bağışıklık sistemimizi de güçlendirir, alerjileri önler, kabızlık, gaz ve şişkinliği giderir. Günde 2 tablet alınması tavsiye edilir.

Vücutta en büyük yıpranmayı yaratan sindirimdir ve sindirimi ne kadar kısa ve kolay hallederse vücut o kadar zinde, enerjik ve genç olur. Sindirim Enzimi sindirimin daha kolay ve kısa olmasını sağlayarak gaz ve şişkinlik gibi problemlerin de giderilmesine yardımcı olur. Yemeklerle birlikte 2 tablet alınabilir.

Spirulina en önemli bitkisel protein ve B12 kaynağıdır. Kan şekerini dengelediği için dolaylı olarak kilo verilmesine de yardımcı olur. Ayrıca yorgunluğu da önleyen müthiş bir demir kaynağıdır. Kahvaltıdan önce aç karnına 2 adet önerilir.

Omega 3-6-9 yağı (keten tohumu, hindistancevizi, evening primrose oil, ayçekirdek vb.) yine vücut için vazgeçilmezdir. Saç, cilt, tırnak, kemik sağlığı için, alzheimer’ı önlemesi açısından, hafızayı güçlendirmesi, adet öncesi sendromları azaltması ve depresif modun azalması açısından çok önemlidir. Salatalarınıza ekleyerek afiyetle tüketebilirsiniz.

Son Söz

Bütün olay kişinin her şeyden önce kendini yönetebilmeyi öğrenmesi ile ilgilidir. Zaman ve azimle günlük sağlıklı bir rutin haline gelecektir.

Rezervasyon formunu doldurarak müsaitlik durumu sorgulayabilirsiniz. Bilgileriniz bize ulaştıktan sonra ekibimiz sizinle iletişime geçip programlarımız hakkında bilgi verecektir.

Hangi programın size uygun olduğundan emin değilseniz, ihtiyacınıza en yakın olanı seçmeniz yeterlidir. Merkezimize geldiğinizde uzmanlarımız sizi en uygun programa yönlendirecektir.

Sizi en uygun seçeneğe daha kolay ulaştırmamız için tüm sorularınızı notlar bölümüne ekleyebilirsiniz.