Toksinlerin istila ettiği bir bünye beraberinde ağırlaşmış bir beden ve ‘toksik’ bir zihni doğurur. Halsiz, yorgun ve depresif hissediyorsanız, herhangi bir sağlık sorunu yaşıyorsanız; bu, ‘toksik’ olarak atfedilenin ne olduğunu ve hayatımıza hangi yollardan sızdığını irdelemenin, buna bağlı olarak alışkanlıklarımızı bir kez daha gözden geçirme vaktinin gelmiş olduğunun bir işarettir. Gündelik hayatta toksin alımımızın büyük bir  bölümünü yediklerimiz, içtiklerimiz, soluduğumuz hava, girdiğimiz ortamlar ve kullandığımız ürünler oluşturur.

Toksin, en basit tabiriyle, vücuda zarar veren zehirli veya kimyasal madde olarak bilinir. Buna bağlı olarak nelerin toksik içerdiğini genel olarak sıralarsak:

Gıda

Katkı maddesi, gıda boyası (RED40), kimyasal tatlandırıcılar (MSG ve Aspartam), ağır metaller içeren, işlenmiş, genetiği değiştirilmiş gıdalar toksik olarak nitelendirilebilir. Bu gibi gıdalardan kaçınmak için ürünü satın almadan önce mutlaka etiketi okunmalıdır. Piyasadaki alkollü içecekler de içerdikleri sülfüt maddesiyle toksik özellik göstermektedir. Konvansiyonel tarım esaslarınca yetiştirilirken zirai ilaca maruz bırakılan sebze ve meyveler de toksik gıdalar sınıfında yer alır. Son zamanlarda gündemde çokça tartışılan bir diğer toksik unsur da ‘civa’dır. Yüksek civa içeren gıdaların insanlarda ciddi rahatsızlıklara ve hatta ölüme yol açtığı tespit edilmiştir. Tüm bunları göz önünde bulundurarak, beslenmemizde organik, mevsimsel ve işlenmemiş gıdalardan oluşan bir yol izleyebiliriz. Hem neden organik tarımı desteklemeyelim ki!

Güzellik Ürünleri

Bakımlı olmak ve güzel görünmek için tüm iyi niyetimizle kullanmakta olduğumuz makyaj malzemesi, güneş koruyucusu, nemlendirici, parfüm, deodorant, şampuan gibi güzellik ürünlerinde bulunan toksik kimyasallar ve katkı maddeleri deri tarafından anında emilerek kana karışır ve zaman içinde vücutta aşırı toksin yüklenmesine sebep olur. Bu gibi ürünleri satın alırken mutllaka etiketteki çeriği okuyunuz, mümkünse organik veya ev yapımı ürünler tercih edin. Unutmayın ki yiyemediğiniz kremi cildinize de uygulamamalısınız.

Temizlik malzemeleri 

Deterjanlar, yumuşatıcılar, beyazlatıcılar gibi yaşam alanlarımızı arındırmak üzere günlük hayat içerisinde düzenli olarak kullandığımız malzemeler sağlığımızı ciddi şekilde tehdit eden toksik kimyasallar içermektedir. Uygulandığı takdir de nefes aldığımız havaya karışır. Bunun yanında, bu malzemeleri giysilerden, bulaşıklardan ve diğer eşyalardan arındırması bir hayli zordur. Bu durumda en iyi seçenek bu ürünlerin organik veya evyapımı olanlarını tercih etmektir böylece hem bedeninizi hem de dünyayı korumuş olursunuz.

Hava

Toksik gazlar ve kimyasallar ne yazık ki hayatımızın ayrılmaz birer parçası haline geldi. Soluduğumuz hava her gün biraz daha  araç ve fabrika emisyonlarından yayılan toksinlerle dolmakta. Sigara da içerdiği sayısız toksik bileşenle havayı kirletip sağlığımızı olumsuz yönde etkileyen etmenlerin başında gelir. Dahası, sigara iç mekanlarda tüketildiğinde dumanla birlikte etrafa yayılan zehirli kimyasallar bulundukları alana tutunarak aradan ne kadar zaman geçse de toksik etkisini sürdürür. Havadaki toksinlere yönelik yapılması gerekenlerin başında , sigara kullanıcısı iseniz sigaradan kurtulmak gelebilir. Evinizde ve işyerinizde havayı temizleyen bitki ve cihazlardan yararlanabilirsiniz.

Su

Bugün pek çok ülkede çeşme suyu, içmek bir yana, el bile yıkanamaz hale gelmiştir. Çeşme suları yüksek oranda ağartıcı, klor, florür, amonyak gibi kimyasallar içermektedir. Dolayısıyla, aldığımız her duş, içtiğimiz her yudum, yıkadığımız her yiyecek, bulaşık ve çamaşır ile birlikte bu toksik kimyasalları bünyemize almış oluyoruz. Konu su olduğunda, bir diğer sorun da ‘plastik’ şişelerdir. Plastik şişelerin içeriğinde bulunan kimyasallar hayli zararlı olabilir; bir kısmı kanserojen  ve mutasyon-tetikleyici kimyasallar içerir. Yapılabilecek en doğru hareket banyo ve mutfaklarımızda su arıtıcı sistemlerden faydalanmaktır.

Toksinlerden arının!

Vücudumuz toksinleri karaciğer ve böbrek gibi organlar sayesinde ter, idrar ve dışkı şeklinde dışarı atar. Bu sebeple bu organların hassasiyetle bakımı ve desteklenmesi şarttır. Bunun anahtarı düzenli detoks yapmaktır. Bol egzersiz, kendi kendine masaj ve su tüketimi ise en basit detoks yöntemidir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir