Zihinsel Sağlığı Destekleyecek 4 Kavram

Her birimiz daha önce deneyimlemediğimiz ve büyük ihtimalle hazırlıksız yakalandığımız bir sürecin içinden geçiyoruz. Her ne kadar ortak bir paylaşımla ilerlesek de, her birimiz kendimize özgü yorumlama becerisi, geçmişten getirdiğimiz inanç ve davranış kalıpları, öğrendiklerimiz, eğitimimiz, yetiştirilme tarzımız ve mizacımız gibi birden fazla etkenle olaylara farklı tepkiler verebiliyoruz.

Ancak bir nokta daha var ki, bu süreç belki de hepimiz için psikolojik sağlamlığımızı/esnekliğimizi ölçmenin oldukça alışagelmemiş bir yolu. Hayatımız kendi rutini içinde seyrederken, olgun tepkiler vermek, stresi yönetmek, kaygıyı düzenlemek belki de daha kolay, ancak bilinmezlikle karşılaştığımızda, daha önce çok da pratik etmediğimiz öz kaynaklarımızı kullanmamız gerektiğini ortaya çıkıyor. Şanslıyız ki alışagelmemiş durumlarda sağladığımız esneklik, ve yeni duruma uyum sağlama becerimiz bizleri içinde bulunduğumuz durum ne olursa olsun ondan büyüterek, güçlendirerek, öğreterek çıkarıyor. Belki de yeniden kendimizle barışıyor, bu durumu en az hasarla atlattığımız ve kendimize kattıklarımız için kendimize teşekkür ediyoruz.

Peki bu öz kaynakları en etkili şekilde tetiklerken, kendimize hatırlatmamız gereken neler var?

1. Şefkat, Öz Şefkat;

Bu evrede kendimize ve sevdiklerimize karşı anlayışlı, nazik ve sevecen bir tutumda olmanın tam zamanı. Başkalarına karşı bu tavrı göstermekte yetenekliyiz ancak, iş başa düştüğünde, aynı şefkatli ve kucaklayıcı bu tavrı kendimize karşı göstermekte zorlandığımızı itiraf etmeliyiz. Belki de kendimize karşı anlayışlı olursak şımaracağımız ya da tembelleşeceğimiz yanılgısına kapılıyoruz. Ancak kendimize en doğal desteği ancak ve ancak kendimizin verebileceği gerçeğini bir kez daha hatırlatmamızda fayda var. Dışarıdan beklediğimiz onay/anlayış/kabullenme arayışından uzaklaşıp, kendi öz kaynaklarımıza baş vurduğumuzda doğal iyileşme ve büyümeyi göreceğiz.

2. Evrensellik İlkesi;

Bu pandemi sürecinin bizi birbirimize yaklaştırdığını, aynı endişe altında bizi topladığını, acının da mutluluğun da her insan için var olduğunu, bazen ne kadar yalnız hissetsek de aslında benzer deneyimleri paylaştığımızı, aynı şeyin karşısında aciz, aynı durumun karşısında güçlü olduğumuzu tekrar ve tekrar görmek, paylaşımların ne kadar evrensel olduğunu gözler önüne seriyor.

3. Radikal Kabullenme;

Belki de son dönemlerde sıkça duyduğumuz bu kavramını önemine şu şekilde değinmek gerekiyor. Değiştirebileceğimiz şeyler için öz kaynaklarımıza başvurmak, kontrolümüz dışındaki şeyleri bilgelik, sabır ve akışa bırakmak gibi unsurların da desteğiyle bu ikisinin arasındaki nüansı fark etme becerisini de elde ederek, çok bilinen serenity duasına selam durabiliriz. Bu konsept, gerçeği olduğu gibi, manipüle etmeden kabul ederek, onunla en etkili şekilde başa çıkmak için daha akılcı stratejiler geliştirmemizi teşvik ediyor. Pasif bir kabullenmeden ziyade, olanı olduğu gibi kabul edip, üstesinden gelmemizi sağlıyor.

4. Minnettarlık/Şükran Duygusu;

İnsan olmanın belki de en etkili becerilerinden biri iyiye veya kötüye, güzele veya çirkine, yeniye veya eskiye adapte olabilmek. Bu adaptasyon becerisi türümüzü binlerce yıl ayakta tutmayı başarabilmişken, aynı zamanda her şeye çok kolay alışmamızı ve çantada keklik olarak görmemize sebebiyet veriyor. Yani sizi birkaç gün oldukça mutlu eden bir şey, kısa bir sürede ona alışmanıza ve ona karşı yeni bir duygulanım içinde olmamanıza neden oluyor. Peki sahip olduğumuz bunca şeye, biraz da haksızlık etmiyor muyuz? Aslında çok da basit bir şekilde, ekstra bir efor sarf etmeksizin bazı şeyleri sadece kendimize tekrar hatırlatmak gerekiyor.

Eğer hala sağlıklıysak, sadece sağlıklı olduğumuz için, bir hastalığa yakalandıysak bile, hala mücadele etme ve onu yenme şansımız olduğu için, sevdiklerimiz yanımızdaysa onlara sahip olduğumuz için şükretmeyi hatırlamak gerekiyor. Mindfulness çalışmalarıyla bilinen öncü bir psikolog olan Jon Kabat Zin; “Durumun ne olursa olsun nefes aldığın sürece, artıdasın.” der. Belki sadece nefesi bir çapa olarak kullanarak An’ın içinde bize sunulanları tekrar ve tekrar fark etmek gerekiyor.

Psikolog Hande Anadolu

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on email
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on pinterest
Pinterest
Share on email
Email

Recent Posts

Bizi Takip Edin

Bültenimize abone olun

Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit