Hayatı Olduğu Gibi Kabul Etmek Ve Kişi Üzerindeki 7 Olumlu Etkisi

Hayatınızdaki en anlamlı değişim, hayatı olduğu gibi kabul etmek ile başlar. Peki kabul etmeyi reddedersek ne olur? Değişime direnirken aynı zamanda kontrol edilemeyen olaylar ve meydana gelen veya olmak üzere olan kaçınılmaz durumlarla da mücadele etmeye devam ederiz. Bu inkar bize üzüntü ve ruhsal olarak yorgunluk verir. Hayatımız boyunca kabul etmemiz gereken ölüm, aşk ve kalp kırıklığı gibi bir çok güçlü durum ile karşılaşırız. Sevdiğiniz birini kaybetmeyi veya aşık olmayı inkar edebilirsiniz. Ancak hiçbir şekilde değiştiremeyeceğimiz bu gerçekler ile hayatı olduğu gibi kabul etmek aslında beraberinde pek çok olumlu sonuç getirir.

Hayatı Olduğu Gibi Kabul Etmek Ne Demektir?

Kontrolünüz dışındaki olaylara tepki vermek ve hayattaki her şeye anlam vermeye çalışmak oldukça doğaldır. Ancak hayatı olduğu gibi kabul etmek olayları anlama şeklinizin, durumları yorumlama şeklinize, deneyimlerinize ve kendinizi bunun sizin gerçekliğiniz olduğuna ikna etmek için kullandığınız yorumlara bağlı olacağıdır. Her gerçek ve doğru parçası bazen somut bazen de soyut nedenlerle ilişkilidir. Ancak asıl aradığınız şey duygularınızda gizlidir. Kendinizi daha iyi duygu durumuna ulaşmak, başınıza gelenlerle ilgili gerçeği kabullenme ile başlar. Aşık olmak gibi bazı durumları mantıklı davranışlarla açıklama eğilimi, gerçeği görmenize engel olacak bir durumdur. Bu gibi duygusal durumlarda, hayatı olduğu gibi kabullenmek önemlidir.

Uğraşmak istemediğiniz duyguları içinize gömdüğünüzde aslında onların varlığını inkar edersiniz. Bunu kederinizin üstesinden gelmek için veya duygularınızın dayanamayacağınız acılara neden olacağından endişe ettiğinizde yaparsınız. Bunu yaptığınızda, insan doğasının önemli bir bölümünü atlamış olursunuz. Böylece geçici olarak gerçeklerden uzaklaşırsınız. İnsanlar olarak aslında serbest bırakılması ve zevk alınması gereken bir çok duyguya sahibiz. Bundan dolayı hayatı olduğu gibi kabul etmek için çaba göstermeniz gerekir. Bunu yapmazsanız, dışarı çıkması gereken enerji vücudunuzda kalacak, bu durum uzun vadede hastalıklara ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açacaktır.

Negatif durumlarla nasıl başa çıkılır?

Bazen acı verici veya üzücü bir durumla karşılaştığımızda ilk tepkimiz mutsuz olmak ve buna sebep olduğunu düşündüğümüz bir durumu veya insanı suçlamak olur. Fakat bu davranış bizi aslında varolanı görmekten ve bu durumu değiştirmeye çalışmaktan uzaklaştırır. Eğer sinir ve üzüntünün etkisiyle hızlı bir şekilde reaksiyon gösterirsek iki şeyi gözden kaçırabiliriz; geçmişi değiştiremeyeceğimizi ve bu durumla başa çıkmamız gerektiğini. Bu ve benzeri durumlarla başa çıkma yeteneklerimizi artıran bir kavram vardır; radikal kabullenme.

O halde, radikal kabullenme derken neyi kast ediyoruz? Acı veren bir tecrübenin ardından çok yoğun ve bunaltıcı duygular hissettiğimizde, eleştirel ve yargılayıcı bir tutum sergilemeye meyilli oluruz. Fakat bu bakış açısı bizi tarafsız olmaktan ve durumu olumlu ve olumsuz yönleriyle birlikte değerlendirmekten alıkoyar. Radikal kabullenme aslında ne olduğunu görmemizi, gerçeği kabul etmemizi ve çözüm için bir adım atmamızı sağlar. Aynı zamanda radikal kabullenmenin ne olmadığını da bilmek önemlidir. Var olan olumsuz durumu değiştirmek için denemekten vazgeçmek ya da mevcut duruma boyun eğmek anlamına gelmez. Sadece üzerinde kontrolümüz olmayan durumları kabul etmek anlamına gelir.

Bu duruma örnek olarak, bir şirkette yönetici olarak çalıştığınızı ve maddi bir kayıp yaşadığınızı hayal edin. Eğer ilk aşamada kızgınlığınıza ve üzüntünüze odaklanırsanız agresif davranmanız çok beklendik bir sonuç olacaktır. Örneğin, çalışanlarınıza sesinizi yükseltebilirsiniz bu da onların suçlu hissetmesine ve çalışma motivasyonlarının düşmesine sebep olabilir. Tüm bunların sonunda davranışınızdan dolayı pişmanlık duyabilirsiniz. Bu şekilde davranmak yerine, durumu radikal bir şekilde kabul etmeye çalışırsanız düşünmek için ve bu duruma sebep olan etkenleri değerlendirmek için zaman elde etmiş olursunuz. Böylece yaşanan maddi kaybın tekrar etmemesi için gerekli önlemleri almış olursunuz.

Sadece bu ve benzeri örnekler için değil, aynı zamanda hayatın her alanında karşılaşabileceğimiz durumlar için de radikal kabullenme tekniklerini kullanmalıyız. Örneğin, boşanma, ayrılık, travmalar, insanların değiştiremeyeceğimiz karakter özellikleri ve hatta trafikte kaldığımız anlarda bile…

Radikal kabullenmeyi hayatımızda uygulamak için bazı başa çıkma önermeleri;

“Var olan durumu değiştiremem.”

“Zaten gerçekleşmiş bir durumla ilgili tartışmak zaman kaybıdır.”

“Sadece içinde bulunduğum an üzerinde kontrol sahibi olduğum andır.”

“Olan durumu sevmesem bile, içinde bulunduğum an mükemmel.”

“Bu durum olması gerektiği şekilde gerçekleşti.”

Bu cümlelere ek olarak, acı veren duygulardan kendinizi uzaklaştırmak için dikkat dağıtıcı bir plan uygulayabilirsiniz. Örneğin, egzersiz yapmak, müzik dinlemek, yürüyüşe çıkmak gibi keyif veren aktivitelerle ilgilenebilirsiniz. Ayrıca, başka bir insanla ilgilenmek de, dikkatinizi kendi üzerinizden uzaklaştırır.

Radikal kabullenme tekniklerini kullanmanın yararları nelerdir? Ne zaman boş vermemiz gerektiğini bilmemizi, var olan duruma – acı verici ve rahatsız hissettirse dahi- uyum sağlamamızı ve onu tolere etmemizi sağlar, yas tutmamıza olanak verir ve çözüm odaklı bir sonuca varmamıza yardım eder.

Bu sebeple, gerçekleşmekte olan durumu olduğu gibi, kendinizi ve çevrenizdekileri yargılamadan ve eleştirmeden fark edin! Dikkatinizi şu anda ne yapmanız gerektiği üzerine verin. Bu sizin daha açık ve net bir şekilde düşünmenizi ve yaşadığınız sıkıntıyla daha iyi bir şekilde başa çıkmanızı sağlayacaktır.

Hayatı Olduğu Gibi Kabullenmenin Kişi Üzerindeki Olumlu Etkileri Nelerdir?

Hayatı olduğu gibi kabullenmek iç huzuru artırır. Ayrıca, sorunlardan kaçınmanıza engel olur ve onları kabul etmenize izin verir. Çünkü başarısızlığın insani olduğunu anlamak, mutluluğunuz için gereklidir. Hayatı olduğu gibi kabul etmek, şüphesiz yaşam döngüsü için bir zaferdir. Kişi kendi iç huzurunu ve hayatı kabullenmeyi sağlamadığında durumun bir soruna dönüşmesi muhtemeldir. Kişi hayatı olduğu gibi kabul etmediğinde işte, okulda, başkalarıyla ve nihayetinde hayatta sorunlarla karşılaşacaktır. Hayatı kabul etmek psikoterapide de kullanılan, oldukça güçlü bir araçtır. Taahhüt terapisi veya farkındalık gibi üçüncü nesil terapi yöntemleri bu kavram etrafında döner. Olduğu haliyle hayatı kabul etmek demek, olayları tamamen ve koşulsuz olarak kabul etmek demektir.

Hayatı olduğu gibi kabullenmek, başınıza gelen her şeyden aldığınız duyguları hissetmeye izin vermek ve kabul etmekle başlar. Ancak bu şekilde hayatın ve değişimin doğal akışını takip edebilirsiniz. Kabul etmeyi reddettiğiniz her şey sizi hayattan uzaklaştırır. Hayattaki kaçınılmaz gerçeği kabul ettiğinizde çok üzülürsünüz. Ancak hayatınıza devam etmenizi, yeni maceralara yelken açmanızı ve kendinizi özgürleştirmenizi sağlayan bir çok şey vardır. Hayattaki olayları kabul etmeye başladığınızda, kendinizi de kabul etmeye başlarsınız. Hayatı olduğu gibi kabul etmenin size sağlayacağı birçok fayda vardır:

Geçmişe Ait Pişmanlıklardan Uzaklaşırsınız

Geçmişi affetmeyi öğrenmedikçe, asla gerçekten mutlu olamazsınız. Bazı durumlarda bunun size kötü şeyler yaşatanların intikamı ve karması olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak, böyle düşünmek farkında olmadan kendinize zarar verecektir. Geçmişinizi asla tamamen unutamasanız bile, geçmişin sizi şimdi olduğunuz kişi yapmış ve aynı zamanda size ders almanız gereken deneyimi de vermiş olduğunu kendinize hatırlatın. Böylece hayatı olduğu gibi kabul etmek ile geçmişe ait olan pişmanlıklarınızdan uzaklaşırsınız.

Geleceğe Ait Kaygılardan Kurtulursunuz

Geçmişte olanların gelecek için kaygı yaratması, kişinin o sırada yaşananları kaçırması ve onlara gerektiğinde olumlu tepki verememesine sebep olur. İç deneyimin esnekliğini, farkındalığını ve şimdiki an ile temasını azaltır. Şu anda nerede olduğunuza ve nasıl hissettiğinizi fark eder bu konularda hayatı olduğu gibi kabul ederseniz, geleceğe ait kaygılardan da kurtulursunuz ve anda kalmayı başarırsınız.

Daha Olumlu Bir Düşünce Yapısına Sahip Olursunuz

Acı veren bir tecrübenin ardından çok yoğun ve bunaltıcı duygular hissettiğimizde, eleştirel, negatif ve yargılayıcı bir tutum sergilemeye meyilli oluruz. Fakat bu bakış açısı bizi tarafsız olmaktan ve durumu olumlu ve olumsuz yönleriyle birlikte değerlendirmekten alıkoyar. Hayat olduğu gibi kabul etmek aslında mutsuzluk yaratan durumun ne olduğunu görmenizi, gerçeği kabul etmenizi ve çözüm için bir adım atmanızı sağlar. Bu açıdan hayatı olduğu gibi kabul etmek daha olumlu bir düşünce yapısına sahip olmanızı sağlar. Bu sayede hayatta karşılaştığınız olaylara karşı daha olumlu yaklaşırsınız.

Empati Kurmanızı Kolaylaştırır

Empati kurmanın yolu, sorular sormak, yorum yapmak, hızlı karar vermekten kaçınmak, kendi davranış ve düşüncelerinizi anlamaya çalışmak, geçmişten ders almak, durumun farkına varıp yola koyulmaktır. Bu durum olumlu amaçlarla kullanıldığında iş birliğini, üretkenliği, mutluluğu ve refahı artırır, kötü amaçlar için kullanıldığında ise manipülasyon biçimini alır. Kişilerarası ilişkiler empatiyle gelişir. Empati kurma gücü arttıkça insanlar arasındaki mücadele zamanla azalacak hatta ortadan kalkacaktır. Aile içinde empati, aile üyelerinin kişiyi önlerine koymaları anlamına gelir. Bu sayede kişi karşısındakinin nasıl tepki vereceğini bilir ve ona göre hareket eder. Böylelikle hayatı olduğu gibi kabullenerek kendinizle ve çevrenizle daha kolay bir şekilde empati kurabilirsiniz.

Sorumluluk Sahibi Olursunuz

Hayatı kabul etmek, kendi hayatınızın sorumluluğunu da kabul etmektir. Fakat bu gözünüzü korkutmasın. Çünkü sorumluluk almak, hayatınıza anlam katar ve kişisel gelişiminize yardımcı olur. Ayrıca insan ilişkilerini ve dünyayı anlamanıza yardım ederek ikili ilişkilerinizin daha anlamlı hale gelmesini sağlar. Sorumluluk sahibi olmak sizi belirsiz bir durumda olmaktan kurtarır ve daha organize bir hale getirir. Hayatı olduğu gibi kabullenmek ile sorumluluk sahibi ve kendinden daha emin bir birey haline gelirsiniz.

Sürekli Yorgun Hissetmekten Uzaklaşırsınız

Ruhunuz, bedeniniz ve beyniniz, kendinizi motive etmek için kullanabileceğiniz en güzel unsurlardır. Bazen yorgunluk hissini uzaklaştırmak için ihtiyacını olan bitkisel bir terapidir, üç dakikalık bir meditasyon ya da sudur. Hayatı olduğu gibi kabul etmek ve anda kalabilmek, güzel bir gün geçirmenin ve enerjik olmanın bir yoludur.  Hayatı olduğu gibi kabullenerek de daha zinde ve enerjik olursunuz. Bu sayede sürekli yorgun hissetmekten uzaklaşırsınız.

Depresyondan Uzak, Daha Sağlıklı Bir Yaşama Sahip Olursunuz

Stresin neden olduğu çok fazla hastalık olduğu için, stresten uzak durmak insan için gerçekten önemlidir. Hayatı olduğu gibi kabullenmek sonucunda stres yaratan durumları tespit edebilir, onlarla yüzleşebilir, depresyondan ve diğer ruhsal hastalıklardan uzak durmak için kendinize bir yol haritası çıkarabilirsiniz. Bu sayede daha kaliteli ve sağlıklı bir yaşama sahip olursunuz. Bunun yanı sıra, mindful living programı ile tamamen kendinize günlük hayatın stresinden uzakta, kaliteli bir zaman ayırarak hayatı daha kolay bir şekilde kabullenebilirsiniz. Böylece hayatı kabul etmenin size olumlu tüm özelliklerinden yararlabilirsiniz.

Derya Türkmen

TheLifeCo Program Koordinatörü, Yoga Eğitmeni

Derya Türkmen

Derya Türkmen, 1987 yılında Almanya, Stuttgart’ta doğdu ve tüm eğitim hayatını burada tamamladı. Yoga ile ilgili aldığı eğitimlerden sonra 2018 yılı itibari ile kendi yoga eğitimlerini vermeye başlamıştır. 2019 yılı itibari ile TheLifeCo Akra Antalya merkezinde Program Koordinatörü olarak görev almaktadır.

Sağlıklı Yaşam Merkezlerimiz