Kronik Yorgunluk Sendromu Hayatınızı Engellemesin

Artık hepimizin aşina olduğu bir kavramdan bahsedeceğiz, kronik yorgunluk sendromu. İçinde yaşadığımız dönemin hızlı şartları hepimiz için farklı açılardan kronik olarak yorgun hissetmemize neden olan türlü sebepler sunuyor.

Aslında tarih boyunca toplumların içinde yaşadığı zaman dilimleri farklı hastalık tanılarını da beraberinde getirmiştir. Bugün bizim de adın yeni yeni duymaya başladığımız ve doğrudan tıbbi bir tanıyla nitelendirilmese de içinde yaşadığımız çağa ait farklı hastalık ya da sendromlarla tanışmaya başladık. Kronik yorgunluk sendromu kişinin günlük aktivitelerini alıştığı verimlilikte yerine getirememesi, sosyal yaşantısına dair isteksizlik, farklı şekillerde kendini gösteren motivasyon kayıpları gibi belirtilerle hayatlarımıza dahil oluyor diyebiliriz.

Neredeyse tüm dünyayı etkisi altına alan hız, stresli çalışma şartları, aynı anda birçok farklı sorumluluğu üstlenme, kişisel yaşantılarımızdaki özel zorluklar gibi etkenler psikolojik ve fiziksel olarak da bizleri yoruyor. Bununla birlikte tüm dünyanın içinden geçtiği pandemi süreci ve yaşanan sosyal belirsizlikler, kayıplar derken aslında birçok farklı etkene dayalı olan kronik yorgunluk sendromu neredeyse hepimizin kapısını çalar oldu diyebiliriz.

Kronik yorgunluk sendromunun hepimiz için farklı nedenleri olabilir ama önce gelin birlikte kronik yorgunluk sendromu nedir sorusunun cevabına bakalım.

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir?

Kronik yorgunluk sendromu, yeterli miktarda dinlenmiş olmanıza rağmen kendinizi sürekli yorgun, isteksiz, sosyal hayata karışmakta zorlanırken bulduğunuz bir ruh hali olarak tanımlanabilir. Kimilerimizde basit bir enerji düşüklüğü gibi tanımlanabilecekken bazılarımızda da psikolojik olarak kendini daha şiddetli gösterebileceği durumlar ortaya çıkabilir.

Kişisel yaşantımızdaki farklı dinamikler kronik yorgunluk sendromunun bizlerde de farklı şekillerde kendini göstermesine neden olabilir. Genellikle yoğun stres altında çalışmak, taşıyabileceğinizden daha fazla sorumluluk almak, yorucu bir hayat temposuna sahip olmak ya da psikolojik olarak zor bir süreçten geçmek gibi süreçlerin hem psikolojik hem de fiziksel farklı belirtilerle kendini göstermesi oldukça normal. Bunlardan bir tanesi de kronik yorgunluk sendromu olarak tanımlanıyor.

Kronik Yorgunluk Sendromu Neden Olur?

Kronik yorgunluk sendromu hakkında belli bir fikriniz olsa bile, spesifik olarak kronik yorgunluk sendromu neden olur gibi bir soru aklınıza gelebilir. Aslında nedenleri birçok hastalıkta olabileceği gibi genetik, psikolojik ya da çevresel etkilerle bağdaştırılabilir.Fakat kronik yorgunluk sendromu şu an için doğrudan tanı konmuş bir hastalık olarak nitelendirilmiyor gibi görüyor. Bununla birlikte yapılan araştırmalar bu konu hakkında net bir şekilde belirli bir neden sunamıyor.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi kronik yorgunluk sendromunun birçok farklı kaynağı olabilir. Günümüzde sıkça karşımıza çıkan kronik yorgunluk sendromunun yaş ve kişisel yaşantıda farklılıklara bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuyla ilgili yapılan araştırmalara bakacak olursak kronik yorgunluk sendromu yaşayan bireylerin genellikle 30-50 yaş aralığında olduğu ve kronik yorgunluk sendromunun erkeklere oranla kadınlarda daha sık görüldüğünü söyleyebiliyoruz.

Özellikle yoğun yaşam temposu içerisinde kendine fazla vakit ayıramamak, aşırı stres gibi gerekçeler psikolojik olarak kendini göstermeye başladığında kronik ağrılar ve yorgunluk da kendini göstermeye başlıyor. Kronik ağrı, sürekli bir isteksizlik ve halsizlik hissetmek gibi belirtiler uzun süre devam ediyor ve 6 aydan fazla kendini tekrar ediyorsa, bu durumda kesinlikle hem psikolojik hem de fizyolojik bir destek şart diyebiliriz.

Özellikle kendinizde aşina olmadığınız farklılıklar kendini majör bir biçimde belli ediyorsa 6 ay beklemek yerine çok daha kısa sürede harekete geçmek çok daha iyi olacaktır.

Kronik Yorgunluk Sendromunun Belirtileri

Herkeste farklı şekillerde seyretse de kronik yorgunluk sendromunun kendini gösterdiği belli fiziksel ve psikolojik belirtiler var. Aslında hepimiz kendimize biraz kişisel zaman ayırarak kronik yorgunluk belirtileri nelerdir kolayca fark edebiliriz. Kronik yorgunluk sendromunun belirtileri nelerdir gelin birlikte bakalım!

  • Sürekli bitkinlik ve uyku hali,
  • Kronik kas ve eklem ağrıları,
  • Uyku düzeninde ve kalitesinde bozulmalar,
  • Bağışıklık sisteminin güçsüzleşmesi,
  • Sindirim sisteminin güçsüzleşmesi,
  • Mide bulantısı,
  • Boğaz ağrısı,
  • Kronik huzursuzluk,
  • Bilinçte bulanıklık,
  • Unutkanlık,
  • 24 saatten uzun süren baş ağrıları,
  • İş ve sosyal yaşantıda olumsuzluklar,
  • Mineral ve vitamin eksiklikleri (D Vitamini ve B12)
  • Konsantrasyon eksikliği,
  • Depresyon gibi farklı belirtilerden bahsetmek mümkün.

     

Bu belirtileri kendinizde fark ediyor olmanıza rağmen kronik yorgunluk sendromu olarak adlandırmakta zorlanıyor olmanız da oldukça normal. Böyle bir süreçten geçtiğinizi düşünüyorsanız tabii ki ilk akla gelen sorulardan bir diğeri de kronik yorgunluk sendromu teşhisi nasıl konur?

kronik yorgunluk sendromu

Kronik Yorgunluğa Sebep Olabilecek Bazı Hastalıklar

Kronik yorgunluk sendromunun kişisel ve sosyal yaşantımızla doğrudan ilişkisi olabileceği gibi vücudumuzdaki temel işleyiş ve diğer sistemlerimizle de ilişkisi oldukça önemli. Yalnızca psikolojik sebeplerle değil aynı zamanda biyolojik sebeplerle de kronik yorgunluk yaşıyor olabilirsiniz. Bu nedenle vücudunuz kronik yorgunluk belirtileri hissettiğinizde mutlaka bir uzman desteği almak ve önerilen testleri yaptırmak önemli rol oynuyor. Kronik yorgunluk sendromunu tetikleyebilecek bazı hastalıklar arasında anemi, Troid hastalıkları, kalp hastalıkları ve metabolik hastalıklar yer alır.

Özellikle anemi yorgunluğun en sık görüldüğü hastalıklardan biri olarak tanımlanır. Troidler ise yine hızlı ya da yavaş çalışma halinde işlevini tam olarak yerine getiremediğinde kronik yorgunluğun bir gerekçesi olarak önemli rol oynayabilir.

Kendinizde kronik yorgunluk hissettiğinizde özellikle semptomlara kulak vermekle birlikte beslenmenizde de belli düzenlemelere gitmek fark yaratabilir. Örneğin fazla şeker ve karbonhidrat tüketimini azaltmak uyku kalitenizi artırarak, daha enerjik hissetmenizi de sağlayabilir. Ancak tüm bunlar uygun test sonuçları ve doktor kontrolüyle yapıldığında hem daha verimli hem de daha sürdürülebilir adımlar olacaktır.

Kronik Yorgunluk Sendromu Nasıl Teşhis Edilir

Yukarıda belirttiğimiz semptomları kendinizde fark ediyorsanız öncelikle mutlaka bir sağlık kuruluşuna danışmanızda fayda var. Şikayetleriniz ve yapılacak bazı testler sonucunda tanı koymak oldukça kolaylaşacaktır.

Hormon ve kan değerlerimiz aslında içinde geçtiğimiz psikolojik ve fiziksel süreçlerimizi anlamamız için oldukça önemli rol oynuyor. Teşhis konulma sürecinde yapılan testlerle kronik olarak yorgun hissetmenizin altında başka hastalık sebepleri olup olmadığını da öğrenebilirsiniz. Kronik yorgunluk sendromu teşhisi almış kişilerin tedavi sürecinin nasıl devam edeceği de yapılan testler ve gözlemler sonucunda doktorunuzun sizin yönlendirmesiyle ilerleyecektir.

Eğer kronik yorgunluk sendromunuz için biyolojik bir tanı süreci gerçekleşmemişse, vücutta eksik olan vitaminleri artırarak depoları tamamlamak, günlük hayatınızdaki bazı pratikleri değiştirmek ya da bir psikiyatrist, psikolog gibi farklı danışmanlarla devam etmek de tedavi sürecinizin bir parçası olabilir. Örneğin vücuttaki D Vitamini eksikliği çoğu depresyon tanısı konmuş kişi için önemli bir gerekçe olabiliyor.

Depolayamadığımız vitaminlerin dışarıdan takviyeleri gün içindeki enerjimizi, uyku ritmimizi düzenlemede oldukça önemli. Kronik yorgunluk hissinin her kişide farklı belirtileri olabileceği gibi tedavi süreçlerinde de farklı aşamalar gerektirebilir. Önemli olan farkındalıklarımızla değişim için bir adım atmak ve kendimizde gözlemlediğimiz değişimlere duyarlı olabilmek.

Bir uzman desteği altında alabileceğiniz fiziksel, zihinsel ve ruhsal terapiler, detoks, sağlıklı beslenme planları ve günlük yaşantınızda yapacağınız düzenlemeler kronik yorgunluk sendromunu aşmanıza yardımcı olabilir.

Kronik Yorgunluk Sendromu Tedavisi

1. Farkındalık

Kronik yorgunluğu aşmak için gündelik yaşantınıza yeni pratikler eklemek ve farklı başlangıçlar yapmak, zamanla kalıcı değişimlere dönüşebilir. Bazen yaşadığımız zorluklar ve içinden çıkamayacağımızı düşündüğümüz anlar, aslında yeni bir hayatın ilk adımları olabilir. Önemli olan, yaşadıklarımıza hangi perspektiften baktığımızdır.

Hepimizin günlük aktivitelerinin hayatımızda farklı etkileri olması oldukça normaldir. Burada önemli olan, kendinizde fark ettiğiniz kronik yorgunluk belirtilerinin üstesinden gelmek için bilinçli bir farkındalık oluşturmak ve harekete geçebilmektir. Atacağınız küçük ama kararlı adımlar, zamanla büyük farklara dönüşebilir ve yaşam kalitenizi artırabilir.

2. Günlük Alışkanlıkların Düzenlenmesi

Kronik yorgunlukla başa çıkmak için düzenli egzersiz yapmak, sizi stresten uzaklaştıran alışkanlıkları artırmak ve bunları günlük yaşamın bir parçası haline getirmek oldukça önemlidir. Yoğun bir tempoda çalışıyorsanız, mümkünse bir süre tempoyu azaltmayı denemek de faydalı olabilir.

Beslenme ve uyku gibi temel ihtiyaçların iyileştirilmesi, kronik yorgunlukla mücadelede kritik rol oynar. Günümüzün hızlı yaşam koşulları; stres, düzensiz beslenme, uyku problemleri ve yaşa bağlı hormonal değişikliklerle birleştiğinde yorgunluk hissini artırabilir. Bu nedenle hem fiziksel hem de psikolojik olarak dengede kalmaya özen göstermek, motivasyonu yüksek tutmak ve kendinize alan açmak süreci kolaylaştıracaktır.

3. Uzman Desteği ve Bütünsel Yaklaşım

Uzun süredir devam eden yorgunluk belirtilerine sahipseniz, mutlaka bir uzman desteği almanız önerilir. Kişisel yaşamınızda yapacağınız küçük değişiklikler ve günlük aktivitelerin yeniden düzenlenmesi, uzman rehberliğiyle çok daha etkili sonuçlar verebilir.

Sağlık bütünsel bir konudur; fizyolojik, biyolojik ve psikolojik boyutları birlikte değerlendirilmelidir. Düzenli kan ve hormon testlerini, herhangi bir belirti olmasa dahi ihmal etmemek önemlidir. Kronik yorgunluğun hayatınızı engellememesi için gerekli adımları attığınızda, bu süreci daha hafif ve kontrollü bir şekilde yönetebilirsiniz.

Yaşam tarzı değişikliklerini sürdürülebilir ve profesyonel bir yaklaşımla hayata geçirmek için TheLifeCo gibi bütünsel sağlık odaklı merkezlerden destek almayı da değerlendirebilirsiniz.

Sağlıklı Yaşam Merkezlerimiz