Ozon Terapisi

Ozon üç oksijen atomunun birleşiminden oluşan kimyasal bir bileşen ve aynı zamanda stratosferde yer alan en önemli gazdır. Renksiz olmakla beraber kendine has bir kokusu olan ozonun en büyük özelliği dezenfekte etme kabiliyetidir.

1800’lü yıllarda bir sterilizasyon metodu olarak kullanılan Ozon Terapisi zamanla yaygınlaşmış, tüberküloz gibi ciddi hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde Hollywood ünlüleri başta olmak üzere tüm dünyada zindelik ve canlılık vermesi için kullanılan ozon terapisi medikal ozon, saf oksijen ve saf ozonun birleşiminden oluşur. Bu bileşim bakteri, virüs ve mantarları yok eder, bu sayede enfeksiyonlar ile yaraları iyileştirir. Tüm bunlar hücrelerin iyileşmesi ve yenilenmesi anlamına gelir. Düşük dozlarda uygulandığında ozon terapisi bağışıklık sistemini güçlendirir, bedenimizin hastalıklara karşıı direncini arttırır.

Nasıl Uygulanır?
Ozon terapisinin birkaç uygulama şekli vardır. Kan alındıktan sonra bir şişe içinde oksijen ve ozon ile karıştırılır ve kanın aldındığı damardan bedene enjekte edilir. Dilerseniz ozon lokal olarak veya ozon karıştırılmış su ile sindirim sistemi tarafından da alınabilir.

Ozon Terapisi Hangi Durumlarda Uygulanabilir?

  • Enfeksiyonlarda ve enfeksiyonlara karşı koruma olarak
  • Havayolu seyahatleri öncesi ve sonrası
  • Ağız ülseri
  • Kan dolaşımı bozuklukları
  • Anti-aging amaçlı
  • Aşırı fiziksel ve zihinsel yorgunluk
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek
  • Hepatit B ve C
  • Yara, akne, sedef hastalığı
  • Kansere destekleyici bir tedavi olarak
  • Romatizma
  • Diyabet
  • Kolit ve IBS (Rahatsız Bağırsak Sendromu)
  • Alerjiler
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on email
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on pinterest
Pinterest
Share on email
Email

Recent Posts

Bizi Takip Edin

Bültenimize abone olun