Menü

Ara
Close this search box.

Arama

Sinirsel Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Halk arasında sinirsel şeker hastalığı ya da şeker hastalığı belirtileri olarak kullanılan tabirler aslında diyabetin hastalığının kendisidir. Peki stresin diyabet üzerinde  bir etkisi var mıdır? Cevap, kocaman bir “evet”.

Hayatın alışılmış iniş çıkışlarının yanı sıra bir de şeker hastası olmak, zaten başlı başına bir stres nedenidir. Diyabetle yaşamak hiç kolay değilken ve birçok insan durumunuzu anlamadığında bu durum sizin için daha da zorlaşabilir.

Stres altındayken vücut, kan şekeri seviyelerinin yükselmesine neden olabilecek hormonlar salgılayabilir. Bu da diyabetli kişilerde olumsuz semptomlara neden olabilir. Halk arasında bu durum sinirsel şeker hastalığı olarak da adlandırılır.

Aslında sinirsel şeker diye bir hastalık yoktur fakat stres şeker hastalığını olumsuz yönde etkileyebilir ve birbirlerini istemediğimiz bir şekilde beslemeye devam ederler. Günlük hayatta stres faktörleriyle sıkça karşılaşsanız da onlarla başa çıkmanızı kolaylaştırmak için yapabileceğiniz birçok şey var. Bu sayede, stresi önleyebilir, azaltabilir ve duygusal sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Stresin ne olduğunu, diyabeti nasıl etkilediğini ve bir şeyleri değiştirmek için neler yapabileceğinizi gelin birlikte öğrenelim.

Ayrıntılarına girmeden önce, ilk olarak stresi tanımaya başlayalım!

Stres nedir?

Stres, vücudunuzun fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak zorlu durumlara tepki veriş şeklidir. Aynı zamanda şeker hastalığının belirtileri arasında gösterilebilir. Stres ertesi gün işte yapacağınız bir sunum için veya yeni birileriyle tanışmadan önce endişelenmek gibi basit sebeplerden kaynaklanabilir. Strese kaza, hastalık, kayıp yaşamak gibi daha güçlü faktörler de sebep olabilir.

Stres Türleri

Fiziksel stres ile duygusal veya zihinsel stres birbirini tetikleyebilen fakat birbirinden farklı stres türleridir. Fiziksel stres, yaralanma, hastalık vb. durumlar nedeniyle ortaya çıkarken, duygusal stres birçok farklı sebeple ortaya çıkabilir. Özellikle son yıllarda içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemisi, ekonomik zorluklar, çevremizle yaşadığımız günlük sorunlar gibi çeşitli durumlar duygusal stresi tetikleyebilir.

Şeker hastalığı belirtilerini tetikleyen duygusal stres, akut stres ve kronik stres olarak ikiye ayrılır. Basit bir örnekle anlatmak gerekirse; akut stres, bir anda yoğun trafikte sıkışıp kalmaktan kaynaklanırken, kronik stres mutsuz bir evliliğe sıkışıp kalmak gibi daha uzun süreli devam eden durumlardan ortaya çıkar.

Fiziksel, zihinsel ve duygusal, kısa vadeli ve uzun vadeli tüm bu stres faktörlerinin şeker hastalığı üzerinde bir etkisi olduğu düşünülmektedir ve vücudunuz bunu büyük ölçüde “savaş ya da kaç tepkisi” adı verilen bir sistem ile yapar. Bunu anlamak için ilk insanları ele alalım.

Savaş ya da Kaç Tepkisinin, Şeker Hastalığı Belirtileri İle Ne İlgisi Var?

İlk insanlar oldukça savunmasız varlıklardı ve sürekli yırtıcıların saldırısına uğrama tehlikesiyle yaşıyorlardı. Kolaylıkla, hayatta kalabilecek donanıma sahip değillerdi. Ama bir şekilde insanlar
kendilerini olduklarından daha güçlü ve daha hızlı yapabilen bir “biyolojik turbo şarj sistemi” geliştirdi diyebiliriz.

Tehlikeyle karşı karşıya kaldığında vücudumuz, savaşma gücünü veya kaçma hızını artıran epinefrin hormonunu (adrenalin olarak da bilinir) dışarı pompalar. Epinefrin vücuttaki geçici depolama alanlarından şeker (glikoz) ve yağların salınmasını tetikler. Bu besinler kan dolaşımına karışır ve vücudun tüm bölgelerine enerji sağlar.

Ama bu sistem de kusursuz değildir ve bir sorun yaratır: Vücudun tehlike ve stresi ayırt edememesi sorunu. Vücudun tehlike ve stres altında kalması savaş ya da kaç tepkisini tetikler ve şeker hastalığı belirtilerine zemin hazırlar.

Stresin, kan şekeri üzerindeki etkisi oldukça güçlüdür. Akut stres, kanımızı ani ve istenmeyen bir şekilde şekerle doldurur. Kronik stre ise vücut sistemlerimize sürekli olarak fazladan şeker damlatan bir musluk gibidir.

sinirsel şeker hastalığı belirtileri

Farklı Stres Türleri, Şeker Hastalığınızı Nasıl Etkileyebilir?

Stresli hissettiğimizde vücudumuz kortizol ve adrenalin gibi stres hormonları salgılar. Bu da yukarıda da bahsettiğimiz ‘savaş ya da kaç’ tepkisine sebep olan enerji artışını sağlar. Ancak salgılanan hormonlar insülin dengesini etkileyebilir ve insülin direnci olarak bilinen soruna zemin hazırlar. İnsülin direnci ise kan şekeri seviyesinin yükselmesine yani hiperglisemiye sebep olur.

Stresin her çeşidi kan şekeri seviyelerini etkileyebilme potansiyeline sahiptir. Sadece endişe ya da üzüntü gibi duygusal ya da zihinsel stres değil, hastalık veya yaralanma gibi fiziksel stres altındayken de kan şekeriniz yükselebilir. Stresin kronikleşmesi kan şekeri seviyenizi yüksekte tutmaya devam edebilir ve diyabet hastalarında komplikasyon riskini artırabilir.

Ancak stresin yarattığı baskıyı azaltmak için yapabileceğimiz şeyler var. Öncesinde şeker hastalığı belirtilerini inceleyelim.

Şeker hastalığı nedir?

Halk arasında sinirsel şeker hastalığı olarak bilinen strese bağlı şeker hastalığı, diyabet türlerinden biridir. Stresin bir sonucu olarak ortaya çıkan sinirsel şeker hastalığı genellikle kişinin kısa süreli stres ve sinirlilik haliyle kendini gösterir. Aşırı stres halinde bireylerin olaylara ani tepkiler vermesine ya da sinirlenmesine sebep olabilir.

Sinirsel Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Sinirsel şeker hastalığı belirtileri olarak anılan belirtiler aslında şeker hastalığı belirtileridir. Stres hem diyabet hastalarında hem de hasta olmayan kişilerde dikkatsiz beslenmez, ilaçları atlama ve diyabet belirtilerini görmezden gelme gibi olumsuz sonuçlar yaratabilir.

En yaygın şeker hastalığı belirtilerini aşağıdaki gibidir:

  • Normalden daha sık ve daha fazla sinirli olma hali
  • Hızlı kilo kaybı
  • El ve ayaklarda titreme
  • Ciltte kuruluk
  • Görme bulanıklığı
  • Odaklanma problemleri
  • Güçsüz ve yorgun hissetme
  • Sık sık idrara çıkma

Yukarıda belirtilen durumları yaşıyor olmanız şeker hastası olduğunuz anlamına gelmese de bu tarz değişiklikler sezdiğinizde mutlaka bir uzmana danışın.

Zihinsel Stresin Glikoz Seviyelerini Etkisini Nasıl Anlayabilirsiniz?

Stresliyken kendinizde farklı davranışlar gözlemleyebilir ya da normalde yaşamadığınız fiziksel durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bu tarz durumlar yaşadığınızda bunları not almak ve takip etmek tetikleyicileri belirlemenize yardımcı olabilir.

Örneğin, pazartesi sabahları stresli hissediyorsanız, kan şeker seviyenizi kontrol altına almak için pazartesi sabahları stresinizi azaltacak aktiviteleri planlayabilirsiniz. Sabah dengeli bir kahvaltı etmeyi, uykunuzu almaya özen göstermeyi, vaktiniz varsa meditasyon ya da nefes terapisi gibi kendinizi rahatlatacak yöntemleri alışkanlık edinebilirsiniz.

Tüm bunlara rağmen fiziksel ya da zihinsel tepkilerinizde farklılık hissediyorsanız, glikoz seviyenizi kontrol ettirmeyi ve sağlığınız için gereken adımları atmayı unutmayın.

Stres, Şeker Hastalığına Neden Olabilir Mi?

Stres tek başına şeker hastalığına neden olmaz. Ancak kronik stres, tip 2 diyabet riskini artırabilir.

İngiltere Diyabet Derneği’nin araştırmacıları yüksek düzeyde seyreden stres hormonlarının pankreastaki insülin üreten hücrelerin düzgün çalışmasını engelleyebileceğini ve insülin miktarını azaltabileceğini gözlemlemiştir. Yani stres doğrudan şeker hastalığının nedeni olmasa da hastalığın gelişme sebeplerini tetikleyebilir.

Bazı durumlarda insanlar strese ‘duygusal beslenme’ ile yani daha fazla yiyerek tepki verir. Gereğinden fazla ve sağlıksız beslenme hem kilo almaya sebep olabilir hem de tip 2 diyabete zemin hazırlayabilir.

Stres Belirtileri Nelerdir?

Stresin fark edilen ve fark edilmeyen, fiziksel, zihinsel ve duygusal birçok belirtisi olabilir. Belirtileri
tanımak, stresi tanımlamanıza ve onu yönetmek için adımlar atmanıza yardımcı olabilir.

Stresin fiziksel belirtileri arasında;

  • Baş ağrısı
  • Kas ağrısı veya gerginlik
  • Çok fazla veya çok az uyumak
  • Tükenmişlik hissi yer alır.

Stres duygusal belirtileri arasında;

  • Motivasyonsuz
  • Asabi
  • Bunalımlı
  • Huzursuz
  • Endişeli hissetme yer alır.

Stresin sebep olduğu farklı davranışlar arasında;

  • Arkadaşlardan ve aileden uzaklaşmak
  • Çok fazla veya çok az yemek
  • Ani öfke artışları
  • Aşırı alkol almak
  • Tütün ürünleri kullanmak yer alır.

Stres Seviyenizi Nasıl Azaltabilirsiniz?

Hayatınızdaki stres faktörlerini azaltmak veya sınırlamak mümkündür. Stresi azaltmak daha huzurlu
olmanın yanı sıra şeker hastalığı belirtilerinin de önüne geçmeyi kolaylaştırır.

En çok kullanılan stres azaltma taktiklerinden bazıları şunlardır:

  • Düzenli egzersiz yapın
  • Yoga veya Tai Chi gibi rahatlatıcı aktivitelere yönelin
  • Meditasyon gibi farkındalık tekniklerini uygulayın
  • Yüksek stresli sosyal ortamlardan kaçının
  • Kafein alımını azaltın
  • Sevdiklerinle daha fazla vakit geçirin
  • Açık hava etkinliklerine katılın
  • Yatıştırıcı müzikler dinleyin
Portrait,Of,A,Beautiful,Young,Woman,Or,Girl,On,Very

Şeker Hastalığına Bağlı Stresle Nasıl Başa Çıkılır?

Durumunuz hakkında stresli hissediyorsanız, yalnız olmadığınızı bilin. Dayanışma ve destek için diğer insanlarla bağlantı kurabilirsiniz.

Destek Grupları

Sosyal medya üzerinden bu hastalık ile yaşamayı öğrenmeye çalışan insanlardan oluşan gruplara dâhil olabilir ve bilgi alışverişinde bulunabilirsiniz.

Ayrıca çevrenizde bu şeker hastalığı ile mücadele eden insanlar varsa onlar ile konuşup birbirinize
destek olabilirsiniz.

Terapi

Stresiniz hakkında bir profesyonelle konuşurken daha rahat hissedebilirsiniz. Bir terapist, sizin durumunuza özel tedavi yöntemleri uygulayabilir ve size bu konuda rahatça konuşmak için güvenli bir ortam sağlayabilir.

Şeker hastalığı ile ilgili hayatınızı zorlaştırma potansiyeli olan bir başka şey ise stresin
kuzenidir:

Depresyon ve Şeker Hastalığı Belirtileri Arasındaki Bağlantı Nedir?

Bazı araştırmalar, şeker hastası olmanın depresyona girme riskinizi iki katına çıkardığını
gösteriyor. Şeker hastalığına bağlı olarak sağlık sorunları ortaya çıktığında, depresyon riskiniz daha da artıyor. Şeker hastalığı belirtileri ve depresyon arasındaki bağlantıyı tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, bir bağlantı olduğu açık.

Bazı araştırmacılar, bunun diyabetin beyin fonksiyonu üzerindeki metabolik etkisinden
kaynaklanabileceğini öne sürüyorlar. Örneğin, diyabetik nöropati veya beyindeki tıkanmış kan damarlarından kaynaklanan hasarlar, diyabetli kişilerde depresyon gelişimine katkıda bulunuyor olabilir.

Depresyon belirtileri, şeker hastalığını başarılı bir şekilde yönetmeyi ve diyabetle ilgili komplikasyonları önlemeyi zorlaştırabilir.

2011 yılında yapılan bir araştırma, tip 2 diyabeti olan ve depresyon belirtileri yaşayan kişilerin
genellikle daha yüksek kan şekeri seviyelerine sahip olduğunu buldu. Ek olarak, ayrı bir çalışmanın sonuçları, her iki duruma da sahip olan kişilerin kalp krizi geçirme olasılığının yüzde 82 daha yüksek olduğunu gösteriyor

Şeker Hastalığı Olan Kişilerde Depresyon Belirtileri Farklı Mıdır?

Diyabet gibi kronik bir hastalık türü ile başa çıkmaya ve uygun şekilde yönetmeye çalışmak, bazıları
için bunaltıcı olabilir. Mutsuz hissediyorsanız ve üzüntünüz birkaç hafta içinde geçmediyse, depresyon
durumu söz konusu olabilir.

Yaygın belirtiler şu şekildedir:

  • Bir zamanlar zevk aldığınız aktivitelerden artık zevk alamamak
  • Uykusuzluk yaşamak veya çok fazla uyumak
  • İştahsızlık veya tıkınırcasına yeme
  • Konsantre olamama
  • Uyuşuk hissetmek
  • Her zaman endişeli veya gergin hissetmek
  • İzole ve yalnız hissetmek
  • Sabahları üzüntü hissetmek
  • Kendine zarar vermek

Kötü diyabet yönetimi de depresyona benzer semptomlara neden olabilir. Örneğin, kan şekeriniz çok yüksek veya çok düşükse, artan kaygı, huzursuzluk veya düşük enerji duyguları yaşayabilirsiniz. Düşük kan şekeri seviyeleri, kaygıya benzer belirtiler olan titreme ve terlemeye neden olabilir.

Depresyon belirtileri yaşıyorsanız, bir doktora danışmalısınız. Belirtilerinize depresyonun neden olup olmadığını öğrenmenize yardımcı olacaklardır.

Peki Ne Yapmalısınız?

Fiziksel ve zihinsel stres, adrenalin ve kortizolün kana salınmasını tetikleyebilir. Bu hormonlar kan şekeri seviyelerinin yükselmesine neden olabilir.

Kan şekeri seviyelerinde beklenmeyen zirveler, bir kişinin şeker hastalığı yönetimini olumsuz etkileyebilir ve istenmeyen semptomlara yol açabilir. Ancak stres tetikleyicilerini bilmek ve stres azaltma tekniklerini uygulamak, bu olayları yönetmenize yardımcı olacaktır.

Şeker hastalığı hayatınıza dizi zorluk ile birlikte girmiş olsa da onu etkili bir şekilde yönetmek ve mutlu, sağlıklı bir yaşam sürdürmeniz mümkündür. Günlük rutininize kısa, meditatif seanslar veya küçük egzersizler ekleyebilirsiniz. Düzenli egzersiz, beyninizdeki “iyi hissettiren” kimyasalları artırarak semptomlarınızı hafifletmeye yardımcı olabilir. Bunlar serotonin ve endorfinleri içerir. Ek olarak, bu aktiviteler, yeni beyin hücrelerinin büyümesini tetikler. Proaktif olmak, hayatınızdaki gerilimi hafifletmeye ve şeker hastalığı belirtilerini gidermeye yardımcı olabilir.

Fiziksel aktivite, metabolizmanızı güçlendirerek, açlık kan şekeri düzeylerini dengeleyerek, enerjinizi ve dayanıklılığınızı artırarak diyabet yönetimine olumlu katkıda bulunur.

Diğer yaşam tarzı değişiklikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Dengeli bir diyet uygulamak
  • Düzenli bir uyku düzeni oturtmak
  • Aile ve arkadaşlardan destek istemek

TheLifeCo Uzmanlığı

Hayatınızda diyabetinizi olumsuz etkileyecek bu kadar fazla olası etmen varken, bunların birçoğuna dikkat etmeye vaktiniz ve enerjiniz kalmıyor ise TheLifeCo’da, alanında uzman ekibimizin ihtiyaçlarınıza göre hazırladığı özel bir program ile insülin seviyenizi kontrol altına alabilir, tip 2 diyabet ilaçlarını hayatınızdan çıkarabilir ve daha sağlıklı bir hayata geçiş yapabilirsiniz.

Tip 2 diyabeti önleyen ve tersine çeviren
programlar hakkında bilgi alın.

Şeker Hastalığı ile İlgili Merak Edilenler

Şeker yükselince susuzluk hissi ve ağız kuruluğu artar. Sık sık tuvalete gitme ihtiyacı, yorgunluk hissi ve görüşte bulanıklık ortaya çıkar.

Halk arasında gizli şeker olan durumun tıbbi adı pre-diyabettir. Prediyabet semptom göstermeden yıllarca varlığını sürdürebilir.
Ani şeker yükselmesi farklı sebeplerden kaynaklanır. Örneğin sabah yemeğini atlamak hem öğle hem de akşam yemeğinden sonra kan şekerini yükseltebilir.
Gizli şeker yani pre-diyabet genellikle insülin direnci olan veya pankreasındaki beta hücreleri kan şekerini normal aralıkta tutacak kadar insülin yapmayan kişilerde oluşur.

Şeker genellikle ilk olarak bir cilt sorunu ile ortaya çıkabilir. Sebebi hasarlı damarlardır ve genellikle bacakların ön tarafında kahverengi, kabarık cilt lekeleri ile kendini gösterir.

Kan şekerinizi düşürmenin en hızlı yolu, hızlı bir şekilde insülin almaktır.

Yorgunluk, yüksek kan şekerinin en yaygın semptomlarından biridir. Diyabetli kişilerde diyabet yorgunluğu olarak adlandırılır.

Diyabetin kaynaklı kaşıntının nedeni dolaşım bozukluğu olduğunda, en çok kaşınan bölgeler bacakların alt kısımlarındadır.
Tip 2 diyabet ve pre-diyabet yoğun olarak sağlıksız yaşam tarzı kaynaklı olduğu için tedavi edilebilir. Tip 1 diyabet ise tedavi edilemez fakat sağlıklı yaşam tarzı seçimleriyle yönetilebilir.
Kan şekerinin düştüğünü gösteren işaretler, acıkma, titreme veya terlemedir.
Akıllı Şeker Ölçüm Cihazları, telefonunuza takılan küçük bir ölçüm cihazı ile kan şekerinizi otomatik olarak takip eder. Kan şekeri okumaları sizin için doğrudan izlenir, çizelgelenir ve analiz edilir.
Yüksek kan şekerinin neden olabileceği sorunlar zamanla ortaya çıkar. Kan şekeriniz çok yükseldiğinde – desilitrede 600 miligram (mg/dL) veya daha fazla olduğunda – çok susuz kalmanıza neden olarak diyabetik koma meydana gelebilir.
Erken böbrek hasarını bulmanın en iyi yolu yılda bir kez idrar testi yaptırmaktır. Bu test, idrarda albüminüri adı verilen çok küçük miktarlarda protein olup olmadığını kontrol eder. Şeker hastalarında böbrek hasarını erken dönemde göstermeye yardımcı olur.
Tip 1 diyabetli kişiler için Amerikan Diyabet Derneğinin yayınladığı genel bir kılavuza göre yaşa göre ideal şeker seviyeleri: Yetişkinler için 90 ila 130 mg/dL (5,0 ila 7,2 mmol/L). 13 ila 19 yaş arası çocuklar için 90 ila 130 mg/dL (5,0 ila 7,2 mmol/L). 6 ila 12 yaş arası çocuklar için 90 ila 180 mg/dL (5,0 ila 10,0 mmol/L). 6 yaşından küçük çocuklar için 100 ila 180 mg/dL (5,5 ila 10,0 mmol/L).
Kısa cevap: Hayır. Bunun yanı sıra, yoğurtların çoğu nispeten yüksek protein ve düşük şeker içerdiğinden, yemeğinize yoğurt eklemek, diğer yiyeceklerden kaynaklanan insülin yükselmelerini önlemenize ve dolayısıyla kan şekeri seviyenizi sabit tutmanıza yardımcı olabilir.
Limonlu su, kan şekeri seviyenizi doğrudan etkileyip düşmesine neden olmayabilir, ancak kesinlikle zamansız yükselmeleri önlemeye yardımcı olabilir.
TheLifeCo’da, ihtiyaçlarınıza göre hazırlanan özel bir program ile insülin seviyenizi kontrol altına alabilir, pre diyabet ve tip 2 diyabet ilaçlarını azaltabilir ve daha sağlıklı bir hayata geçiş yapabilirsiniz.

Sağlıklı Yaşam Merkezlerimiz