Biophoton

Biophoton terapisi, ışığın iyileştirici gücü ile hormon ve hücreleri aktif hale getiren bir ışık terapisidir. Işık fotonları cilt tarafından emilerek çoğalır ve tüm vücuda hızlı bir şekilde dağılır. Sinir sisteminden omuriliğe, oradan da beyne ulaşan bu ışınlar özellikle mutluluk hormonları endorfin ve serotonin gibi çeşitli hormonların üretimini arttırır.

Biophoton Işın Terapisinin Kullanım Alanları:

  • Ağrı Tedavisi (Migren, boyun, sırt ve bel ağrısı, siyatik ağrı)
  • Hormonal dengesizlikler
  • Bağımlılıktan kaynaklı rahatsızlıklar (sigara bırakma)
  • Obezite tedavisi
  • Cilt Hastalıkları (Egzama, Sedef, Akne)
  • Anti Aging
  • Tendon rahatsızlıkları ve spor yaralanmaları
  • Enfeksiyonlar
  • Stres ve şok durumları

Ağrı Tedavisi
Migren, baş ağrısı, romatizma, sinir, yara ve eklem ağrıları, siyatik gibi durumlarda biophoton tedavisi ile başarı elde edilmiştir.

Kimyasal yapı açısından morfine benzeyen endorfin vücudun çeşitli yerlerinde ve merkezi sinir sisteminde bulunmaktadır. Endorfin ağrı azaltma ve rahatlık kazandırma için çeşitli fonksiyonlarla vücuda yardımcı olur. Kronik ağrılardan dolayı tedavi edilen hastalarda endorfin oranının omurilik sıvısında daha az bulunduğu tespit edilmiştir. Biofoton ile tedavi edilen hastalarda belirgin bir ağrı azalması saptanmıştır.

Kilo Verme
Biofoton terapisi aracılığıyla serotonin salgılanarak özel bir iştah freni olan amfetamin devreye girer. Dolayısıyla açlık hissi bastırılarak kilo verme süreci hızlanır. Kilo verme sürecinde doğru beslenme ve bedensel aktivite ile birlikte uygulaması olumlu sonuçlara ulaşmayı kolaylaştırır.

Sigara Bırakma
Almanya, Fransa ve İngiltere’de sigara bağımlıları üzerinde yapılan noter onaylı başarı oranı % 90’ın üzerindedir. Sigara içenlerde endorfin hormonu üretimi çok azdır. Dolayısıyla endorfin üretimi dengelendikçe, sigaraya olan istek de azalır. Terapi sırasında kişi kahve, kola, çay, alkol ve çikolata gibi uyarıcı maddeler almamalıdır. Kişi yaklaşık 1 hafta boyunca bol sıvı ve C vitamini almalıdır.

Anti – Aging / Hücresel Etkileri
Işık olmadan hayatın olması mümkün değildir. Biofizikçi Popp’a göre vücudumuzda var olan hücrelerde ışık mevcuttur. Hücreler hasar gördüğünde ışığın yoğunluğu azalır. Zayıf hücreler foton biçimindeki ışınların etkisiyle yenilenir. Işık cilt tarafından emilir. Biofotonlar hücre aktivitesini düzenler ve organizmanın biyokimyasal fonksiyonlarını belirlerler. Biofotonların bedende ve hücre üzerindeki yayılması ise kızılötesi ve ultraviyole aralıklarla gerçekleşir. Kızılötesi ışınların hücreler ve organlar arası iletişimin gerçekleşmesinde hizmet ettiği pek çok bilimsel çalışmada gösterilmiştir. Dolayısıyla ışık bedenimizde bulunan tüm hücrelere yayılım gösterme eğilimindedir.

Biofoton ışınları hasta hücrelere ulaşarak zayıf kapasitede olan bu hücrelerin içindeki ışınları yani fotonları güçlendirir ve hücreleri onarır. Organlarda hasar meydana gelmeden hücre düzeyinde foton ışınların azaldığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Anti Aging tedavisinde hormon dengesizliğinin düzelmesine yardımcı olduğu için tercih edilir.

Stres ve Şok Durumları
Şok ve Stres durumunda endorfin üretimini geriye çekilir ve kortizon üretilir. Stresin nedenleri aşırı çalışma, kişisel problemler ya da iş problemleri ve zaman-başarı baskısı olabilir. Biophoton terapisi ile hormon üretimi dengelenir ve kortizon üretimi azaltılır.

Scroll to Top