Ayağa Kalkınca Neden Başım Dönüyor – Ortostatik Hipotansiyon

Oturur ya da eğilir pozisyondan aniden yukarı kalktığımızda zaman zaman göz kararması, baş dönmesi ve baş ağrısı yaşarız. Bunun temel sebebi, kan basımcımızın hareketlerimize bağlı olarak kendini dengelemek için değişmesidir.

Bazı kişilerin tansiyonları düzenli olarak normalden daha düşüktür. Hipotansiyon olarak da bilinen düşük tansiyonun en önemli işaretlerinden biri ayağa kalkarken yaşanan baş dönmesidir.

Ortostatik Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Nedir?

Halk dilinde tansiyon olarak bilinen kan basıncı seviyesi damar esnekliğine ve kanın pompalanma gücüne bağlıdır. Bir kişide olması gereken ideal tansiyon oranı yaklaşık 120/80 mm Hg’dir. Üst sayı (sistolik) ve alt sayı (diyastolik) kan basıncı değerleri yaklaşık 90/60 mm Hg ise, kişinin tansiyonu düşüktür ve bu duruma hipotansiyon (düşük tansiyon) denir.

Ayağa kalkınca meydana gelen’ düşük kan basıncı olarak tanımlanan ortostatik hipotansiyonun yanı sıra, Postural (postüre bağlı) hipotansiyon, Postprandiyal hipotansiyon ve Nörokardiyojenik hipotansiyon gibi başka hipotansiyon (düşük tansiyon) türleri de vardır.

Ortostatik Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Belirtileri Nedir?

Tıpkı yüksek tansiyon (hipertansiyon) gibi, düşük tansiyon da hiçbir belirti göstermeyebilir. Ayrıca ayağa kalkarken ortaya çıkan her baş dönmesi hipotansiyon belirtisi olmayabilir. Bu nedenle tansiyonunuzun düşük olduğunu düşünüyorsanız, emin olmak için tansiyonunuzu mutlaka ölçerek kontrol edin. Eğer kan basıncı seviyeniz 90/60 mm Hg’nin altındaysa, düşük tansiyon seviyelerine sahibisiniz demektir. 

Hipotansiyon olarak da bilinen düşük tansiyonun en yaygın semptomları baş dönmesi, baş ağrısı, bayılma, soğuk terleme, yorgunluk, bulanık görme ve bulantıdır. Düşük tansiyon seviyesine sahip olmak, vücudunuzun bazı bölgelerine yeterli kan ve oksijen gitmemesine neden olabilir.

Ortostatik Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Nasıl Oluşur?

Ayağa kalktığımızda, karın ve bacaklardan kalbe doğru yönele kan akışı, yerçekimine karşı savaşmak zorunda kalır ve kan akışı miktarı anlık olarak azalır. Kalbe yakın kanın bir kısmı da karın bölgesine doğru yönelir.

Beynimiz, kan basıncı seviyesini ayarlamak için her kalp atışında ne kadar kan pompalandığını saniye saniye izler. Damarlardaki antenler vasıtasıyla beyne iletilen “tansiyon düşüyor” mesajına anında yanıt verir ve her kalp atışında azalan kan hacminin artırmak için kalbe hızlanmasını söyler. Dikkat edersek, aniden ayağa kalktığımızda kalp atış hızımızın hızlandığını fark edebiliriz. Kan basıncının düşmesi yani ortostatik hipotansiyon durumu baş dönmesine, bayılmaya veya mide bulantısına neden olabilir.

Düşen tansiyonu dengelemek için harekete geçen sinir sistemi, kan basıncını düzenlerken, kısa süreli çarpıntı, terleme, ellerde soğuma, mide bulantısı ve göğüs ağrısı gibi durumlara neden olabilir.

Ortostatik Hipotansiyon (Düşük Tansiyon) Nasıl Tedavi Edilir?

Ortostatik hipotansiyon (düşük tansiyon) tedavisinin amacı, belirti ve semptomları hafifletmek için kan basıncını normal seviyelere getirmektir. Beslenme alışkanlıklarınızı ve uyku saatlerinizi düzenlemenin yanı sıra, 5 adımda doğal yollarla düşük kan basıncını yükseltebilir ve sağlıklı kan basıncı seviyelerini koruyabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on email
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on pinterest
Pinterest
Share on email
Email

Recent Posts

Bizi Takip Edin

Bültenimize abone olun

Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit