Glutatyon Terapisi

Glutatyon Nedir?

Glutatyon, reaktif oksijen moleküllerini ve serbest radikalleri yok ederek vücudu koruyan çok güçlü bir antioksidandır. Doğal olarak tüm vücutta üretilen, yoğun bir şekilde karaciğerde ve beyin hücrelerinde etki gösteren bir moleküldir. Vücudumuzdaki glutatyon miktarı ve üretimi, kötü besleme, alkol, ilaçlar ve maruz kaldığımız toksik maddelerden dolayı azalmaktadır.

Glutatyon eksikliğinin önüne geçmek için, takviye olarak dışarıdan alınması gerekmektedir. Laboratuvarda özel yöntemlerle hazırlanan bir biyoteknoloji ürünü olan bu antioksidan, terapiler sayesinde 30 yıldır takviye olarak uygulanmaktadır.

TheLifeCo merkezlerinde yararlanabileceğiniz bu uygulama sağlıklı beslenme ve detoks programları ile bağışıklık sistemimizin düzgün çalışmasına ve güçlenmesine yardımcı olur.

Glutatyon Ne İşe Yarar?

Güçlü bir antioksidan olan glutatyon yaşlanma karşıtı etkisinin yanı sıra, beyni ve vücut dokuları serbest radikallerin zararlarından korur. Tüm vücutta yüksek detoksifikasyon etkisi vardır.

Kanserojen ve toksik maddeleri etkisiz hale getirerek vücuttan atar. DNA ve protein yapımında önemli rol oynar. Herhangi bir yan etkisi yoktur.

Glutatyonun genel faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Oksidatif stres, serbest radikallerin üretimi ile vücudun bunlarla savaşma yeteneği arasında bir dengesizlik olduğunda ortaya çıkar. Çok yüksek seviyelerde oksidatif stres, diyabet, kanser ve romatoid artrit gibi birçok hastalığın ortaya çıkmasına sebep olabilir. Glutatyon, oksidatif stresin etkisini ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
  • Beyin diğer dokulardan daha fazla serbest radikal üretir ve bu nedenle diğer bölgelerden daha fazla aktioksidana ihtiyaç duyar. Glutatyon beyin hücrelerini ve beyin sağlığını korur.
  • Antioksidanların eksikliği varsa karaciğerdeki hücre ölümü şiddetlenebilir. Bu, Alkolik ve Non-alkolik karaciğer yağlanması hastalığına sebep olabilir. Glutatyonun karaciğer hastalıklarının kanındaki protein, enzim ve bilirubin seviyelerini iyileştirdiği gösterilmiştir.
  • Periferik arter hastalığı olan insanlarda hareket yeteğini arttırır. Periferik arter hastalığı, periferik arterler plakla tıkandığında ortaya çıkar ve en sık bacaklarda görülür.
  • Uzun süreli yüksek kan şekeri, düşük miktarda glutatyon ile ilişkilidir. Bu oksidatif strese ve doku hasarına yol açabilir. Glutatyon kontrolsüz diyabetin etkisini azaltır.
  • Parkinson hastalığının semptomlarını azaltır.
  • Otoimmün hastalıklara karşı savaşmaya yardımcı olur.
  • 2. sedef hastalığının etkilerini azaltır.
  • Solunum hastalığı semptomlarını azaltır.

Glutatyon Terapisi Nasıl Yapılır?

Bir hemşire yardımıyla, ağrısız bir şekilde damar yoluyla uygulamadır. Uygulama 10-15 dk. sürer. Tozu formdaki takviye uygulanmadan önce ampuwa yada saf su ile çözündürülür.

Mutlaka damardan alınması gerekir. Çünkü C vitamini gibi, ağızdan alındığında midede etkisi yok olur. Ağız yoluyla alınan takviyeler, sindirim sisteminin fizyolojik işleyişi nedeniyle daha az etkilidir. İntravenöz (damar içi) uygulamalar ve infüzyonlar ise içerdikleri vitamin ve minerallerin hızla kana karışmasını ve %100 oranda etkili olmasını sağlar.

Kullanma Seansları ve Glutatyon Düzeyleri Nasıldır?

Seanslar ilk uygulamada 6 seans olarak, haftada 1 yada 2 defa olmak üzere ( kişinin isteğine bağlı olarak) yada 6 hafta sürecek şekilde uygulanır. Misafirler 6 seansı istedikleri zaman tekrarlayabilirler yada ayda 1 defa olmak üzere birer uygulama şeklinde devam edebilirler.

2.veya 6. uygulamadan sonra etkileri daha belirgin olmaya başlar. Ömür boyu kullanılabilir. Tedavi bırakılsa bile vücuttaki etki 2 ila 4 aya kadar devam eder.

Kullanım Alanları Nelerdir?

Bağışıklık sisteminde ve organların işleyişinde önemli faydalar sağlayan bu uygulama pek çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Aşırı alkol, sigara ve ilaç kullanımı sebebiyle karaciğerde problem, yağlanma problemi yaşayan kişiler için karaciğer temizliğinde yüksek etkilidir.

  • Asetaminofen Toksisitede (Parasetamol, Parol )
  • ALS
  • Alzheimer
  • ASD ( Otizm)
  • Kanser
  • KOAH ( Akciğer hastalığı)
  • Kronik Yorgunluk
  • Kistik Fibrozis
  • Diyabet
  • HİV
  • Ağır Metal Toksisitesi
  • MS (Multiple Skleroza)
  • Lyme Hastalığı
  • Parkinson Hastalığı
  • İnme
  • Huntington hastalığı
  • Cildini beyazlatmak isteyen kişilerde de daha yüksek dozlarla ve daha sık uygulanmaktadır.

Kimler Kullanamaz?

  • Hamile kadınlar
  • Emziren anneler
  • Küçük yaştaki çocuklar ( doktor önermediği sürece)
  • Kanser tedavisinde kemoterapi ilaçları alırken verilmemesi önerilir. Bu, kemoterapinin daha az etkili olmasına ve karaciğerin daha toksik olmasına neden olabilir.

Güçlü bir Bağışıklık Neden Önemlidir?

Bağışıklık sistemi, vücudumuzun virüslere, bakterilere, parazitlere ve diğer zararlı maddelere karşı savunma sistemidir. Güçlü bir bağışıklık sistemi, sağlıklı bir yaşam sürebilmenin temelini oluşturur.

Virüslerin vücuttan atılması bakteriler veya mantarlara göre daha zordur. Virüslerin beslenme, nefes alma ve üreme gibi metabolik faaliyetleri yoktur. Bu nedenle bir hücreye bağlanıp, kendi DNA’larını o hücrenin DNA’sına yerleştirmeye ihtiyaç duyarlar. Ardından, kulağa inanılmaz gelse de, yerleştikleri bu hücre yeni virüsler üretmeye başlar. Yani, savaşmak için oldukça karmaşık maddelerdir.

Günümüzde yeni tip koronavirüs (COVID-19) gibi hızla yayılan viral enfeksiyonlar tüm dünyada on binlerce insanı etkilemektedir. Eğer düşük bir bağışıklık sistemine sahipseniz, enfeksiyonlara yakalanma riskimiz artar.

Benzer Terapiler

D Vitamini Takviyesi

D vitamini, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasının ve kemik sağlığını desteklemesinin yanı sıra viral hastalıkların önlenmesi gibi birçok önemli işlev için gereklidir.