Bağışıklık Sistemimiz ve COVID-19

Bağışıklık sistemi kanserden otoimmün hastalıklara kadar geniş bir hastalık grubuyla ilişkilidir. Bu yazıda, The LifeCo Wellbeing Bodrum doktorlarımızdan Dr. Bedreddin Ulusoy, güncel yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle bağışıklık sistemimizle ilgili bilgileri, özellikle enfeksiyonlar açısından, gözden geçirerek yapabileceklerimiz konusunda bizi aydınlatıyor.  

Enfeksiyon hastalıklarına virüs, bakteri, mantar, parazit gibi organizmalar yol açar. Bu hastalıklar çoğunlukla öksürük, hapşırma, fiziksel temas gibi yollarla geçer. Bunun dışında kirli su ya da besinler veya vücut sıvıları (örn. Kan transfüzyonu ya da cinsel birleşme) yoluyla bulaşma da mümkündür.

Bağışıklık sistemimiz son derece karmaşıktır. Temel olarak, spesifik (özel) ya da non-spesifik (genel) bölümlere ayrılabilir. Non-spesifik, yani genel bağışıklık sistemi tüm patojenlere karşı koruma sağlamayı hedefler. Cilt, tükürük, gözyaşı gibi unsurlar spesifik olmayan yollarla bizi bakterilerden, virüslerden korur. Örneğin gözyaşlarında bakteri hücrelerinin duvarını parçalayan enzimler bulunur ya da cildimiz benzer şekilde dış saldırganlara karşı fiziksel bir bariyer sağlar.

Enflamasyon dediğimiz süreç de genel korumaya katkıda bulunur. Sorunlu bölgede kan damarları genişler, kan hücreleri enfekte dokuya geçiş yapar ve fagosit dediğimiz hücreler hastalığa yol açan bakterileri içlerine alıp parçalayabilir.

Özel (spesifik) bağışıklık sistemi ise vücudun “dış unsur” olarak algıladığı saldırganlara karşı hücresel ve kimyasal saldırı başlatmasıdır. Bu sistem, bir mikropla daha önce karşılaştığımızı hatırlayabilme ve böylelikle ikinci karşılaşmada güçlü bir yanıt verebilme özelliğine sahiptir. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) konusundaki sorunlardan birisi de insanların bu türün antijenik yapısıyla henüz tanışmamış olmalarından kaynaklanmaktadır. Yani bağışıklık sistemimiz koronavirüse hazırlıksız yakalanmıştır diyebiliriz. Özel bağışıklık yanıtına mikropların ve virüslerin yüzeyinde bulunan antijenler yol açar. Yanıt sonucunda, vücudumuz antikor adı verilen ve patojenleri parçalayabilen maddeler üretir. B ve T hücreleri adı verilen lenfositler, bağışıklık sisteminin ana bileşenleri arasındadır ve virüslerle savaşta çok önemli roller üstlenir.

Virüslerin Yapısı

Bazı virüslerin varoluş amacı, girdikleri hücrenin mekanizmalarını ele geçirip daha fazla virüs üretmek ve yayılmaktır. Böylece organizmada çok çeşitli ve değişen şiddette sorunlara yol açarlar.

Pek çok virüs tipi vardır. Ama tüm virüslerin ortak noktası koruyucu bir protein kılıfı (kapsid) içermeleridir. Kılıfın içinde de DNA ya da RNA yapısında nükleik materyal yer alır.

Virüsler konak hücrenin metabolizmasını kullanarak kendilerini kopyalar ve ele geçirdikleri hücre içinde pek çok yeni virüs oluştururlar. Hücre parçalandığında açığa çıkan yeni virüsler başka hücreleri enfekte edebilirler. Sağlam hücrelerin enfekte olup fonksiyonlarını kaybetmeleri, sonuçta organizmanın ölümüne bile yol açabilir.

Ne Yapabiliriz? Ne Yapmalıyız?

Genel önlemleri artık hepimiz biliyoruz. Yine de bunları hatırlatmakta fayda olabilir. El temizliği, basit fakat en etkili yöntem. El yıkamanın hastane enfeksiyonlarını azaltmaktaki rolü zaten çok iyi biliniyordu. Kalabalık ortamlardan da olabildiğince kaçınmamız gerekiyor. Ateş, boğaz ağrısı olan kişiler en az 1 haftayı evlerinde geçirmeli. İleri yaş ve kronik hastalıkların (astım, kalp hastalığı, diyabet vs.) ek risk oluşturduğu unutulmamalı. Kendimizi hasta hissediyorsak, bu risk grubunda yer alan kişilerle temasımızı azaltmalıyız. Düzenli ve yeterli uyku, sebze ve meyvesi bol bir diyet, düzenli ama aşırı olmayan egzersiz, alkol ve sigara tüketiminin azaltılması/bırakılması ve stresin kontrol altına alınması da çok önemli.

Bağışıklık Güçlendirici Program

Bağışıklığıma Ek Katkı Nasıl Sağlayabilirim?

Virüslerden kaynaklanan solunum yolu hastalıklarında C vitamininin olumlu etkisini gösteren çalışmalar bulunuyor. Örneğin 463 öğrencinin katıldığı bir çalışmada yüksek doz C vitamini kullanımının grip ve soğuk algınlığı semptomlarını %85 azalttığı bildirilmiş.

(https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0161475499700059).

Eskiden sadece kalsiyum ve kemikleri etkilediği düşünülen D vitamininin ise pek çok kronik hastalıkta rol oynadığı anlaşılmış durumda. D vitamini düzeylerini optimum seviyede tutmak önemli.
Çinkonun bağışıklıktaki rolü çok iyi biliniyor. Çinko eksikliği kişinin enfeksiyonlara karşı yatkınlığını artırıyor. 1998 yılında yayımlanan bir meta-analizde (pek çok çalışmayı değerlendiren bir analiz türü) erken aşamada uygulanan çinko tedavisinin soğuk algınlığının süresini ve şiddetini azaltabildiği sonucuna ulaşılmış.

(https://www.sciencedaily.com/releases/2013/02/130207131344.htm).`)

The LifeCo’daki Bağışıklık Destek Protokolü tam da bu ihtiyaçları gözeterek hazırlanmış olan bir bağışıklık desteği sağlıyor. Bağışıklık destek protokolü, damar içi ve kas içi uygulanan yüksek mineral ve vitamin takviyelerinden (C vitamini, Vitamin B1, B6 Vitamini, Selenyum, Çinko) oluşuyor. Bu protokolde intravenöz (damar içi) uygulamalar ve infüzyonlar, içerdikleri vitamin ve minerallerin hızla kana karışmasını ve %100 oranda etkili olmasını sağlıyorlar ve bu şekilde ağız yoluyla alınan takviyelerden daha etkili oluyorlar.

Bunun dışında virüslere karşı elimizdeki bir diğer potansiyel silah da kandan yapılan ozon tedavisi. HIV, hepatit, influenza gibi hastalıklarda ve bakteriyel enfeksiyonlarda ozonun yararlı olabileceğini düşündüren çok sayıda çalışma mevcut (örn. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/21417811, https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/01919512.2012.720161,  https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19544653 ). Ozon tedavisi son derece güvenli bir tedavi.

Yaşam tarzı önlemlerine ek olarak bu destekleyici tedaviler hem genel bağışıklığınızı hem de özel olarak koronavirüse karşı bağışıklığınızı çok daha güçlü kılmanızı sağlayacaktır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on pinterest
Share on email
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on pinterest
Pinterest
Share on email
Email

Recent Posts

Bizi Takip Edin

Bültenimize abone olun

Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit